Zincirleri Kırmak

Hayat, uç sınırlarda saklıdır. Bu yüzden uç uçabildiğin kadar.
Hayat, senin gördüğünden ve sana tanıtılandan çok daha fazlasıdır. Bu yüzden deneyimlerini, kendi tecrübelerini oluştur.
Sınırlarını, nereye kadar gidebileceğini yalnızca sen belirlersin. Hayatında olan her sınır senin eserin. Hayattaki sınırlarımızla hayıflanırken, kaçırdığımız noktanın bu olduğunu düşünüyorum. Kendimiz için yapamadığımız, başaramadığımız durumların alt sebeplerine inip baktığımızda, orada gördüğümüz nadiren kendimiz oluyoruz. Orada çevre, aile, arkadaşlar, alt komşu, ev sahibinin çocukları, üst komşu hatta evcil hayvanımız bile var. Ama ne gariptir ki biz yokuz. Kendimizle yüzleşme korkusu diyorum ben bunun adına. Bu durumun yol açtığı en kötü sonuç ise eğer farkındalık kazanmazsak, hayatımızı ve kendi benliğimizi gerçek anlamda tanımadan yaşamak.
Bizi zorlayan durumlar için bahanemiz bol, cesaretimiz az. Bunun sebebi, hayatlarımızda deneme yanılma yönteminin sadece teoride kalmış olması.
Yapabileceklerimizi denemeden bilemeyiz. Eğer denemezsek kendimizi keşfedemeyiz. Kendini keşfe çıkmadığın bir hayat, ne kadar senin hayatın olabilir?
Kendimize oluşturduğumuz ön yargılar ve bahaneler, yokuşta kilolarca ağırlıkta bir çuvalı hayat boyunca taşımak gibi. Yükümüzü hafifletip, ruhumuzu özgür kılmak varken neden bu sınırlı hayatımızda içimizde ağırlıklarla yaşayalım?
Hayat boyunca, bir problemle karşılaştığımızda o problemi çözene dek birçok tepki gösteririz. Peki sizin en akılda kalıcı tepkiniz hangisi? Bugüne kadar vermiş olduğunuz tepkiler, sizi tamamlıyor mu?
Verdiğiniz tepkilerin altında bahaneleriniz değil siz yatıyorsanız, tamamlanırsınız. Bahanelerimizi hayatımızda bir savunma mekanizması olarak kullanırız. Bunun sebebi kendimize olan güvensizliğimizi saklamak ve içimizde olan ego kavramını sıkı sıkıya koruyabilmektir. Bu savunmalarla anlık mutlu ve rahat hissedebiliriz. Önemli olan bu yanılgıyı kavrayabilmek ve ileride bunun derin bir mutsuzluğa yol açabileceğini anlayabilmektir. Bu bahanelerin verdiği rahatlık sizi ne kadar ileriye götürebilir? İçinden hiç çıkmak istemediğimiz konfor bölgemiz bize gerçekleri ne kadar gösterebilir? Asıl önemli olan soru, biz yaşarken ne kadar gerçekleri görmek istiyoruz? Önce bu sorularla korkmadan ve kaçmadan yüzleşelim. İşte o zaman hayatımızın en güzel uçuşunu beraber yaşamış oluruz.