Zamanımızda Külkedisi Masalı

0
101

Okula git, eve gel, çamaşırları yıka, yerleri süpür, tekrarla. Üvey annene katlan, hipnoz olmuş babana karşı duyarlı olmaya çalış, eve kapan, ağla, arkadaşlarına babam hasta çıkamıyorum diye yalan söyle. Bu döngüleri çok uzun süredir tekrarla fakat bir türlü alışama. Yine bu döngülerin yaşandığı sıradan bir günde herşeyden saklanabildiğim 2 metrelik odamda duvara bakıyordum. Evet boş boş bakıyor gibi görünsem de aslında 20 yaşında bir birey değilmişim gibi çocukluğumun peşine düştüm. Yine o saçma hayale yani. Hayalimde kendimi tekrar Sindirella, Pamuk Prenses ve Uyuyan Güzelle dertleşirken buldum. Her seferinde Uyuyan Güzel uyuyor, Pamuk Prenses yedi cücelerle kavga etmekten bana vakit ayıramıyordu. Fakat Sindirella ile aramızda özel bir bağ vardı. Belki de kendimi ona benzettiğimdendi. Her ne kadar korkutucu üvey kardeşlerim olmasa ve okula gidebiliyor da olsam benim de korkutucu evi zindana çeviren bir üvey annem vardı. Sindi hayalimde bana her defasında herşeyin güzel olacağını söylüyor bende bekliyordum o ayakkabıyı giyeceğim günü. Telefonumun çaldığını farkedene kadar bu hayalden çıkamadım. Herşeyin güzel olacağını duyduğum hayalden. Ama o titreşim sonunda sinirimi bozdu ve telefonu elime aldım. Telefona bakınca hayretler içinde kalmıştım. Arayan bir üst sınıftan bir süredir bakıştığım ve ara ara denk gelince lafladığım son derece yakışıklı ve kibar olan çocuktu. Açmakla açmamak arasında kaldım fakat en sonunda yeşil tuşa bastım.

“Hey orda mısın?” diye sordu en sonunda

“Evet” dedim çatallaşmış bir ses tonuyla. Naber nasılsın gibi sorulardan sonra

“Bu akşam parti var benimle gelmek ister misin?” diye sordu. Bu çok ani olmuştu. Beynime ve kalbime saplanan bıçakları görmezden gelip bir yalan uydurmak zorundaydım.

“Babam hasta” deyiverdim. Yine aynı yalan. Bir süre sessizce durdu

“Gelmek istersen ara” dedi “Geçmiş olsun” ardından bana partinin adresini ve saatini söyledi. 3 senelik üniversite hayatım da ilk defa bir erkekten parti teklifi almıştım. Ama gidemezdim. Soramazdım bile babamlara. Üvey annem asla izin vermezdi hatta beni odaya bile kitleyebilirdi. Telefonu kapattıktan sonra Sindi’nin sesi kulaklarımda çınlamaya başladı

“Saçmalama o senin prensin bir şekilde gitmen gerek kalk ve hazırlan.” Saate baktım partinin başlamasına 3 saat vardı. Giyecek kıyafetim bile yoktu. O sırada aklıma en yakın arkadaşım geldi. Telefona sarıldım ne yaptığımı bilmiyordum sadece gitmek istiyordum. Ona telefonda olanları anlattım beni şaşkınlıkla ve mutlulukla dinledi ona paramın ve kıyafetiminde olmadığını söylemiştim zaten ev ve aile yaşantımı tek bilen insanda oydu.

“Bak” dedi “O partiye gitmen gerek ben şimdi sizin evin önüne benim kıyafetlerimden ve ayakkabılarımdan birini bırakıyorum yanına da biraz borç bırakıcam sonra hesaplaşırız çaktırmadan o poşeti al, taksiyle git gel sadece birşey iç ve 12 olmadan eve geri dön evde olmadığını görürlerse hayatın kayar” İşte perimi de bulmuştum. Herşey cidden masala göre ilerliyordu. Telefonu kapattıktan sonra prensime kavuşacağım anı hayal ederek evdekilerin ortadan kaybolmasını beklemeye başladım. 1 saat sonrada perimin kapıya bıraktığı poşeti aldım ve hazırlanmaya koyuldum. Henüz prensime haber vermemiştim süpriz yapacaktım belki de o an beni görünce bana sarılıp beni bu hayattan kurtaracaktı. Saat 21:00 civarında üvey annemde odasına gitti böylelikle işe koyuldum. Parmak uçlarında sinsice odamdan çıkıp kapıya yöneldim bir süre bekledim ses seda yoktu. Yavaşça kapının kilidini açtım sonra kolu çevirdim. Ve işte dışarıdaydım. Gerisi çok hızlı gelişti aceleyle apartmandan dışarı fırlayıp ilk gördüğüm taksiye atladım adresi verdim 8 dakikalık yolculuktan sonra mekana gelmiştim. Içerden müzik sesleri geliyordu, heryer ışıl ışıldı. Telefonu elime alıp prensimi aradım. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi fakat açmadı. Sonra tekrar aradım bu sefer açtı arkadan çok gürültü geliyordu ama seslerin azalmasından sessiz bir yerde geçtiğini anladım

“Ben geldim” dedim neşeli bir ses tonuyla ses gelmemişti bende devam ettim

“Nerdesin?” Derin bir sessizlik sonunda

“Yaaa kusura bakma sen gelmeyince başka bir kız arkadaşıma söyledim onunla partiye geldim. Ama istersen gel  yine de içeri de bir sürü arkadaşım var illa dam bulursun” başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Telefonu yüzüne kapatıp mekana boş boş bakmaya başladım Sindi bile susmuştu beynimin içinde hiç ses yoktu. Bu kadardı masal bitmişti arkamı döndüm ve telefonum tekrar çalmaya başladı. Bu sefer arayan babamdı. Ilk defa bir masalın sonunun kötü bittiğini görmüştüm.  Sanırım masallarda yaşamıyordum. Telefonu açmadım bir taksi çevirdim. Evde başıma gelecekleri düşünmeden yola koyuldum.

 

 

 

Zamanımızda Külkedisi Masalı


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.