YERÇEKİMİ

0
431

Veee yerçekimi… Karşı konulamaz(cismin yeterli gücü varsa karşı koyabilir) fizik kanunlarından bir tanesi. Bilinen halihazırda dört büyük kuvvet var evrende : Yerçekimi, manyetizma, güçlü ve zayıf nükleer kuvvet. Bunlardan yerin çekme kuvveti dediğimiz durum, cisimlerin kendinden daha küçük cisimleri kendi merkezine yaklaştırması, küçük cismin merkeze doğru düşmesi olarak açıklanabilir.

İlk olarak Isaac Newton tarafından farkedilen yerçekimi, Albert Einstein’ın ‘Genel Görelilik Kuramı’nın belirleyicisi olmuştur. Einstein, dokusunda, her cismin kütlesi tarafından bükülmelerin gerçekleştiğini ve cisimlerin bu eğimlere düştüğünü, cisimlerdeki yörünge sapmalarının bu dokudaki eğimler nedeniyle gerçekleştiğini belirtmiştir.

hızından da hızlı bir şekilde genişlerken, bu durum yerçekimine ters düşen bir hal ortaya çıkartsa da görülebilir evrende yerçekiminin çok yoğun bir şekilde var olduğu cisimler, uzay teleskoplarıyla kanıtlanmıştır. Hatta bunlardan biri Samanyolu’nun merkezinde yer almakta…Ne mi o, dört milyon güneş kütlesinde devasa bir … Yay takımyıldızı’nın (Sagittarius) bulunduğu yerde. Burası çok fazla yıldızın, yoğun gaz ve toz bulutlarının olduğu bir merkez. Ve bu ,(Sagittarius A* deniliyor kendisine) çevresinde ufkuna giren her ne varsa yutmakta. Bu durum, kütle çekimin bir yıldıza karşı galip gelmesini anlatıyor aslında. Nasıl mı?

Karadelikler, yıldızların enerjisinin tükenip süper güçle(süpernova) patlamaları sonrası çekirdeklerinin kütle çekim kuvveti tarafından içe çekilmesiyle oluşmaktalar. Çünkü artık yıldızın kütleçekime karşıkoyacak bir gücü yoktur ve ölmüştür. Kazanan kütleçekim, yıldızı karadeliğe dönüştürmüştür. Bu bağlamda, karadelikler çevresinde her ne varsa içlerine çekmeleriyle yoğunlaşırlar ve ondan daha büyük bir kütle yoğunluğuna ya da enerjiye sahip olmadığınız sürece yörüngesine giren her şey, ışık bile (ışık,bilinen evrende en hızlı cisim olmasına rağmen karadelikten kaçamamaktadır. Ayrıca kütleçekimin sadece kütlesi olan cisimlere etki etmediğinin de kanıtıdır.) yutulur. Güneş sistemimizin galaksimizin merkezine olan uzaklığını düşünürsek 〈26 bin ışık yılı… 1 ışık yılı 9,5 trilyon km olduğuna göre gerisini siz hesaplarsınız 🙂 〉  gezegenimizin Sagittarius A’nın yörüngesine girmesi olası görülmüyor. İçiniz rahatlayabilir…

Peki bu kütleçekim sadece karadelik mi oluşturuyor evrende? Tabi ki hayır. Evrenin var olduğu andan itibaren (hatta bilim insanları büyük patlamadan(big bang) önce de var olduğunu söylemekteler) bu kuvvet, kendi etkisiyle yıldızların, gezegenlerin, galaksilerin oluşmasını ve bir arada durmalarını sağladığını söyleyebiliriz. Ya Dünyamızda durum nasıl peki? Gezegenimizde yerçekiminin etkisi canlıların yaşamasına elverişli düzeyde olmakla birlikte, bu kuvvetin canlılar için olmazsa olmaz derecede önem taşıdığını da söyleyebiliriz. Yerçekimi olmasaydı, hepimiz uzaya doğru fırlardık, yürüme yoksunluğu çekeceğimiz için kaslarımız eklemlerimiz gelişemezdi, konuşamazdık çünkü sesimiz yerçekimi olmadan duyulamazdı, yani kısacası yaşam olmazdı.

İşte yerçekimi böyle bir kuvvet… Anlatmakla bitmeyecek kadar engin, hayatın ve evrenin önemli bir parçası…

İnsan da öyle aslında… Hiçbir şeyin gereksiz yaratılmadığını, bir yaratılma sebebinin olduğunu düşünebildiğimiz ve yaratılma sebebimize uygun davranabildiğimiz zaman hayatın bir parçası oluyorduk… Anlamlı… 🙂

 

 

YERÇEKİMİ


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.