YELKENLİ

0
215

Yıldızlı bir geceydi,

Ağaçların yapraklarına inen hışırtı

Diz boyu karanlığa gömülen yalnızlıklar…

O gelip çatmıştı geceye,

Yarıldı kuşandı

Derlendi toplandı mis kokular

Onunla birlikte indiler yeryüzüne.

Bir masaldı o anda yaşananlar ya da bir rüya

Yaseminler titreşti aydınlığında

Sesi uzanıp yol aldı kulaklarımda…

Bir şarkı da ben söyledim sonra, kıyısına kapılmış bir dalga eşliğinde…

“Sana neler neler anlatacaktım

Önce gözlerini kapayacaktım

Seni görür görmez sarılacaktım

Yanına gelince unutuverdim.”

O an zaman ve her şey kilitlendi duyduklarına

Gözlerim onda, sesim yayılmış enginlere

Sığmıyorduk beraberken hiçbir yere.

Doldu, taştı kıyı içime dalgaları kucaklarken

Sesim sesine değdi

Avuç içim dolunaya

Ve yine o an gökyüzünün en parlak yıldızı gözlerime renk verdi

Bir mucizeydi, mucizemdi…

Açılan sonsuzlukları

Beni inceden inceye, sarhoşluğun yelkenli teknesine bindirip

Deli bir rüzgara teslim etti.

Heyecanımın kalbime sığmayıp

Boğazımda karargah kurduğu

Nefeslerimin yoluydu o yol…

Korkmadan uzandım tuttum o yelkeni

Beraber gidilebilirdi sadece

Gidilesi en güzel şehirlere,

İşlevselliğiydik birbirimizin

O benim ayaklarım, ben onun elleri…

 

 

YELKENLİ


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.