Yedinin On Beşi

0
111

Saat 05:45. Sana soğuk odaların, utançlığından yazıyorum ana. Hani o zorluklarla, 9 ay karnında taşıyıp, 19 sene sonra vatana gönderdiğin kınalı kuzun var ya.  Şu vatana emanet ettiğin, ellerinde izi olan yavrunum ben. Acılarla getirdiğin dünyaya, senelerce “ Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Türkiye” tekerlemesini ezberlettiğin yiğidinim. Vatan sana canım feda diyeceğim gün, gözyaşlarım aktığında sana: “Vatan borcu.” dedim ya. 15 Temmuz’a kadar alnım ak, asi kanım ve inancımla ülkemi korudum, kolladım. Halkımın yeşile ve maviye ihtiyacı vardı.

Görevimdi! Yaptım!

Ama onlar dağları birbirine yıkmak istediler ana. Birkaç kişi bizi hain belledi. Dövdü, sövdü, vurdu. Elimdeki mühimmatı kullanmadan olanı izledim. Bizi kardeşlerimiz olmasa kurtaran olmazdı ana. Kemerle dövdüler, köprülerden salladılar. Teslim olanlarımızı da kestiler. Uğruna asker olacağım, hevesle gittiğim ocaktan yediğimiz tuzak; hepimize bir damga oldu.

Meğer bir hocanın etrafında yetişmiş kanı bozuklar içimizdeymiş. Bir bir çıktılar ortaya. Anlamadığımız bir gün “Düşmanlar ülkemize saldırıyor, yürüyün askerler.” dediklerinde bizde çıkmıştık o köprüye.

Kandık: “ Emret Komutanım.” sözüne.

Yapmadık biz: “ Ülkeye darbe.”

Öldük: “ Her biri haindir.” sözüne.

Sana yerini bilmediğim bir karakoldan, anlayamadığım bir suçluluk yargılanmasından yazıyorum. Üzgünüm ama kanım hâlâ deli.

Kırmaya çalıştıkları yeşil taraf bendim.  İncinen sol mavi kardeşlerim onlardı. Yine de ALACALI OLMAYIZ BİZ ANA. Yine VATAN SANA, CANIM FEDA! deriz. Biz eren doğduk, aziz öleceğiz.

Yedinin On Beşi


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.