Vuslatın Zamansızlığı

Hangimizin elleri günaha doymuştur,

Şurada soğuk mezarda yatan biçareler kadar?

Hangimizin ruhu suskunluğa doymuştur,

Şurada sokakta duran bir çöp tenekesi kadar?

Issızlığa yürüyorum sevgilim

Sen ve ben ve biz

Orada buluşmaya can atıyoruz sanki

Üzerine toprak attığımız hayaller kadar ağırlık var üzerimizde.

Yeşil bir yaprağın sessizliği

Bir böceğin sular altında çırpınışı kadar

Çırpınır yüreğim sensizlikte.

Ve hani der ya şair

Elbet buluşacağız…

Belki zamansızlık olacak

Belki de zamansızlık biz olacağız.

Durup öyle bakışırken

Aklımız duracak,

Vapurlar yanaşacak ve biz yine

Susacağız.