Vedalar Kütüphanesi

0
104

İncecik bileğimde bana ölümü her saniye sesiyle hatırlatan saat ve o saati bama her nefeste hatırlatan parfüm kokusu…

   Nasıl oluyordu da nefes almak bile ölümü hatırlatıyordu bana? Boşluğa dalıp gittiğimde anımsadığım birkaç zaman…

   Bu kalp neden titriyor yazarken? Nefesim sıklaşıyor. Kalbim, kafesinden çıkmak isteyen kuştan farksız. Burun deliklerimden süzülen hava ciğerlerimi ateş gibi yakıyor.

   Ben bunları yazdım, evet. Sen de okudun. Hayatından vakit gitmedi mi? Her saniye, her salise senin ömründen gitmiyor mu? Gidiyor.

   Ya o iki parmağının arasında tüten şey, burnunda tütenin yerini tutar mı hiç?

   Dengeni kaybettiren alkol, onun kokusu kadar sarhoş edecek mi seni?

   Ceplerin, onun elleri kadar ısıtacak mı ellerini?

   Ceketin, onun teni kadar sıcak mı?

   Peki ya yastığın, onun omzu gibi ağlarken uyutup gülerek uyandıracak mı seni?

   Hangi tarak saçlarının arasında onun parmakları gibi süzülecek?

   Hangi allık, hangi makyaj yanaklarında gezen ellerin izini silecek?

   Memleketine hasret yaşarken kimin kollarının arası sana yurt olacak? Hadi bunları geç…

   “Peki ya gözlerini kapattığın o an, kısacık bir an… Değecek mi?”

Vedalar Kütüphanesi


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.