Vafeka Şenn Tabaka

0
279

Bir varmış, bir yokmuş. Birin varlık ve yokluğu el ele temsil ettiği başlangıçlar tekerleme gibidir. Anlamını bilmek için, köklerine inmek gerekir. Birin anlatmak istediği, siz uykuya dalana ve uyanana dek olan aralıkta var olabilen masalları başlatacağıdır. Şimdi uyumaya hazırlanmış olabilirsiniz veya küçük bir iş molasında çay içeceksiniz. Bu nedendir anlatacaklarım masal değildir. Siz efsane deyin, ben hikaye diyeyim.

Hikayemize gelirsek, bir varmış ve hep oradaymış. Çok uzak diyarların birinde yaşayan, çok zeki bir adamın arayışına tanıklık etmiş. Adamın adı, su kabı anlamına gelen, Şenn’miş. Şenn, huyunun huyuna uyacağı, kalbinin atışını duyacağı bir eş bulmaya karar vermiş. Yelesi gür atına atlayıp, yollara koyulmuş. Dere tepe aştıktan sonra, yolunun üzerinde bir adama rastlamış. Adam, atına binmiş yoluna gidiyormuş. Şenn’de bu adama katılmaya karar vermiş. Refakate hoş görü ile karşılık veren adam, başı ile selam vermiş. Şenn, sormuş:

-Ben mi seni yükleneyim, sen mi beni yüklenirsin?

Adam, beklemediği soru karşısında şaşırmış:

-İkimizde at üzerindeyken birbirimizi nasıl yüklenebiliriz?

Şenn, adamın şaşkınlığını gidermeden yola devam etmiş. Yolun biraz ilerisinde, adamın gitmekte olduğu köy görünmüş. Biçilmiş ekinleri gören Şenn, sormuş:

-Bu ekinler yenmiş mi, yenmemiş mi?

Bu mantıksız soru, adamı sinirlendirmiş. Kabaca cevap vermiş:

-Cahil adam! Ekinlerin saplarını görüyorsun da bunu mu soruyorsun?

Sessizliğini koruyan Şenn, köye vardıklarında bir cenaze görmüş. Adama dönüp, yeniden sormuş:

-Bu tabutun içindeki ölü mü yoksa diri mi?

Bu soru üzerine adam, yolculuk arkadaşına bağırmış:

-Ben ömrümde senin kadar ahmak ve cahil bir insan görmedim!

Sonunda, adamın gideceği yere varmışlar. Şenn’in akıldan meczup olduğunu düşünen adam, yol yorgunu olduğuna karar vermiş ve Şenn’i o akşam evinde misafirliğe davet etmiş. Davete icabet eden Şenn, adamın evde bekleyen kızı, Tabaka’nın dikkatini çekmiş. Tabaka, babasına sormuş:

-Baba, bu adam kim?

Babası, derin bir nefes çekmiş. Yol boyu, Şenn’den duyduğu ahmakça soruları kızına anlatmış. Hayatında gördüğü en cahil insan olduğundan bahsetmiş. Soruları duyan Tabaka, babasına cevap vermiş:

-Baba, o adam cahil ya da ahmak değil. Birinci sorusunda yüklenmekten bahsederken, söze ben mi başlayayım yoksa sen mi demek istemiş. İkinci sorusunda yenmiş mi derken, ekin sahipleri para kazanmış mıdır demek istemiş. Üçüncü sorusunda ise, acaba bu ölü, kendi adını yaşatacak bir evlat bırakmış mıdır demek istemiş.

Kızının anlattıkları ile yol arkadaşını ne kadar yanlış anladığını fark eden adam, Şenn’in yanına gitmiş. Tabaka’dan öğrendiği cevapları tek tek anlatmış. Cevapları duyan Şenn:

-Bu sözler sizin değil. Lütfen söyleyin bana, bu cevapların sahibi kim?

Diye sormuş. Adam, kızından bahsetmiş. Gözleri parıldayan Şenn:

-İşte ben onu arıyordum.

Tabaka ve Şenn, bir diyarda sorulan soruların, başka bir yerde cevaplandığı aşklarını, evlilikle taçlandırmış. Onların hikayesini duyan herkes, “Vafeka Şenn Tabaka” demiş. Bunun anlamı: kap, kapağına uygun düştü. Şenn su kabı, Tabaka ise kapak anlamına gelirmiş. Birbirleri için doğmuş bu çiftin hikayesi ne kadar gerçektir hiçbirimiz bilemeyiz. Ancak hepimizin bildiği bir sözün hikayesini okudunuz. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Umarım, yuvarlanmaya karar verdiğinizde, sorularınızı cevaplamak için bekleyen bir kapak ile tanışırsınız. Büyüklerimizin dediği gibi nokta koyarsak, sonsuza kadar mutlu yaşamanız dileklerimle.

Vafeka Şenn Tabaka


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.