Günlerdir aklımı kurcalayan kafamdaki soruyu sizlere sunmak istiyorum. Ünlü olmak kavramı, deyince akla sadece televizyon kanallarına çıkıp bir dizi, bir reklam filmi, sinema filmi ya da bir yarışma programında yer almak geliyor hepimizin aklına. Çevremdeki dostlarımın 5 yıla yakın tiyatro oyunculuğu yaptığımı bildikleri hal de, “ne zaman ünlü oluyorsun, seni ne zaman televizyon da göreceğiz?” diye sorularla karşılaşıyorum. Yani amaç ünlü olmak değil aslında, sevdiğim bir işi insanlara yansıtabilmek, onların duygularına bir nebze ortak olabilmek. Yani şöyle bir şey var ünlü olunca bir şey olmuyorsunuz, ünlü olduktan sonra işinizi bırakamıyorsunuz. Sanılıyor ki iki üç proje de bulunduktan sonra hakkını alıyor bir kenara çekilip keyfine bakılıyor diyenler var. O durum ne yazık ki öyle olmuyor. Bize iyi bir oyuncu olmaktan ziyade iyi bir insan olmayı “İNSAN” olabilmek için eğitiyorlar. Ünlü olmak sadece televizyona çıkmakla olmuyor, bir insan yaptığı işlerden başarılı olduğu zaman da zaten tanınıyor. Oyuncu olmakla da ünlü olunmuyor. Bir sürü sanata dair meslek grupları var dünya işlerinde. Çok fazla da kapılmamak gerekiyor aslında. Zengin olduktan bir gün sonra hiç ummadığınız bir an da tokat yiyip, bir kuru ekmek ve soğana muhtaç kalabilirsiniz. Hayat güzel, yaşamak güzel, ama her şeye de hazırlıklı olmak gerekiyor.
Ünlü olmak, insanlar tarafından sevilmek, tanınmak güzel bir duygu. Böyle bir durumla karşılaştığınız zaman, kalbinizi dinleyin çevrenizdeki insanları değil. Bu durum da gerçek dostunuzu iyi seçin. Okul zamanların da dışlandığınız bir öğrenci olursunuz, yıllar geçer başarılı işler yapmaya başladığınız da çevrenizdeki insanların ne kadar çoğaldığını göreceksiniz. Bu durumla karşılaştığınız da kalbinize inananın. Size değer veren insanlardan şaşmayın…