Tükenen Dünyanın Ürünleriyiz

0
130

Bir yazıya giriş yapmak her zaman en zorudur. Kafanızda türlü türlü cümleler, konular döner durur. Ancak siz o yazıya bir giriş yapmak için dakikalarca çabalarsınız. İşte öyle bir durum içerisinde yazıyorum yazılarımı. Kafamın içinde bambaşka bir yer alıyor. Cümleler birbirini kovalıyor ancak nasıl giriş yapacağını bilmiyor zihnim. Hayatlarımızda bu karmaşanın içerisinde yer buluyor kendini. Hayattan birçok beklenti içerisine giriyor ancak nasıl ve nereden başlayacağımızı hiçbir zaman bilmiyoruz. Bu karmaşanın içerisinde sağdan sola sürükleniyoruz.

Farklı dünyalar var önümüzde ve bizler bu dünyanın savaşçılarıyız. Büyük silahlarımız, keskin kılıçlarımız yok! Kullanabileceğimiz sınırsız bir güce sahip beynimiz ve hayal gücümüz var. Yoruluyoruz, tükeniyoruz ve savaşımızı kazanmak için yorgun bir bedeni çekmeye çalışıyoruz her yere. Hangi yöne gidiyoruz? Hangi yön daha doğru? Ne yapmak istiyoruz? İşte bu anlam karmaşaları arasında kendimizi kaybederken, farklı bir yorgunlukla daha savaşıyoruz. Yalnızca savaşıyoruz, durmuyoruz, durup ne yaptığımızı düşünmüyoruz. Dünyaya gözlerini açan her bireyin farklı bir dünyası var iken aynı savaşta birleşiyoruz. Yaşam savaşı!

Gelişen dünya yapısı ve teknolojisi her şeyi önümüze seriyor. Artık dünyanın hiç ulaşılmayacağı düşünülen bölgesinde neler olup bitiyor biliyor ve gözlerimiz kapalı izliyoruz her şeyi. Bazen üzülüyoruz gördüklerimize “ya benim başıma gelseydi?” diye düşündüğümüz için. Sonra unutuyoruz. Çabuk tüketiyoruz her şeyi. Hüznü, acıyı ve en önemlisi mutluluğu çabuk tüketiyoruz. Günümüzde her insan bir nedenden ötürü mutsuz olduğunu belirtir ancak asıl istenilen budur. Acıya alışan bir bünyede mutlu anların çabuk bozulacağını düşünen herkes mutsuz olduğunu söyler, kaçırmamak için elinden o bir gram mutluluğu. Ancak bilinmelidir ki, insan yaşamını mutluluk üzerine kurar. Hayatta her attığı adımda mutluluğu arar ve ona ulaşmaya çalışır. Bunu da mutsuz olduğunu söyleyerek yapar.

Bizler yaşamın sürüklediği noktaya giden ancak anlam verilmeyen ağır konuların içinde kaybolmuş insanlarız. Gizli isimlerle kendimizi kaybettirdiğimiz sanal dünyaların içinde saygıyı yitirmeye hapsolmuş insanlarız. Hayat içerisinde tutunma ve ne istediğini bulma savaşımız içerisindeki yorgun bedenlerimiz, ölene kadar aynı süreci tekrar tekrar yaşar. Ancak bizler gelişen dünyanın tüm nimetleri ile her şeyi tüketiyoruz. Gizlendiğimiz o isimlerin arkasında tüm düzeni bizler belirler gibi karışıyoruz insanların hayatına. Hem de hiçbir hakkımız olmadan!

Tükenen Dünyanın Ürünleriyiz


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.