Tarçın

0
20

Tarçın

An değişir, biz değişiriz, her geçen saniye bir an önceden daha farklı bakarız dünyaya. Pek sevdiğim birinin bunun için çok anlamlı bulduğum bir tanımı var; ‘akışkan varlıklar’ olduğumuza inanıyor. Bazen geçmişe, bazen geleceğe ama her zaman kendimize doğru akıyoruz.

Düşünün, hiçbir şey aynı kalmıyorken anılarımızın var olması tuhaf değil mi? Tam da burada; ‘aslında değil, anı dediğimiz şey de tam olarak bu’ diyor olmalısınız. Biraz daha başka bir yerden bakarsak ortaya şöyle bir şey çıkacak: O hatırladığımız an da bizle birlikte başkalaşıyor her geçen saniye. Bir hatırayı olduğu gibi hatırlamamız pek mümkün değil. Hissi kalıyor ama, duyguyu hatırlıyoruz. Bazen bir şarkı duyuyoruz, bizi bir an’a götürüyor. Oraya doğru akıyoruz elimizde olmadan. Geçmişle şimdi karışıyor ve geleceğe bir kapı daha açılıyor. Duyduğumuz o melodinin bir şey hissettirdiğini biliyoruz ama neyi hatırlattığını çözemiyoruz bazen. Peki ya anılar hiç olmasa, hatırlamak gibi bir yetimiz olmasa nasıl olurdu? Anılar olmazsa duygularımızı da kaybetmez miydik? Evet, bu biraz korkutucu. Bir yandan da şahane ama. Tamamen unutulmamış, bir frekansta var olmaya devam eden bir sürü anı.

Bir an’ım var, kendime not olarak bırakmak istediğim: ‘’Pencereden bakıyorum. Sırtüstü uzandığım ikili koltuğun sol tarafına yatırmışım başımı. Tozdan buğulanmış camın arkasındaki gökyüzüne bakıyorum. Kristal kesimli taşları olan avize gökyüzünde asılı duruyor ve sağ üst köşesinde bir yıldız parlıyor. İçimde bir yerlerde evimizin tam olarak bu görüntüde saklı olduğunu biliyorum. Gökyüzüne asılmış bir avize, kablo görmek istemediğimiz için duy kısmına rengarenk bir çorap geçirmişiz aksesuar olarak. Geçmişimizden bir an’la karışıyor ve şimdiden geleceğe doğru akıyor.” Bu görüntüyü bu an’a kazımak istiyorum. Bir gün dönüp bakmaya ihtiyacım olursa, aynı hissiyatta orda saklı kalmasını umuyorum. Belki çok umutsuz hissettiğim bir an’da, asılı duran o yıldızdan bir dilek hakkım olur. Sadece varlığına şükretmeye ihtiyacım olur belki. Bir gün bir koku, bir ezgi, bir ses tonu, taşısın bu an’ı bana. Ne olduğunu bilmesem de sevdiğim bu keskin kokulu hissi hatırlayabileyim.

Tarçın


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.