SUSPANSIYON

0
297

Farzet ben bir göl kenarında oturuyorum, sen hep güzeldin.

Kalbini saran zar’ın iltihaplaştığını ve katılaştığını bu da yetmezmiş gibi kalbini sarıp donduğunu, artık istediği gibi sağlıklı atmayacağını hatta atmak için sadece oturman gerektiğini bileceksin.

Asla yatamayacaksın, rahatça yürüyemeyeceksin.

Bu ciddi bir sorun oldu hayatında. Bu konuyla ilgili yazılan tüm kitapları yazıları görselleri taradın ve anladın; Yalnızca işinin iyisi ayırabilecek kalbini yapışan zardan.

Hadi buyur…

 

Ben o zarım.

Ne kadar istemesem de seni sarıp katılaşacağım bir daha eskisi gibi olmayacaksın, olamayacaksın.

Hep bir tedirginsin. Eskisi gibi atamayacak olmanın yanı sıra eskisi gibi iletişim kuramayacaksın. Buna izin vermem asla!

Bu bölüm yaşadığın en sancılı gurbet hikayesi olacak. İşte ağlak bir gibi.
Senide kıramıyorum sevgisi has biriyim, ben böyleyim.

Sorumlusu olduğun her hareketin seni etkileyemeyeceğini düşünmen de ayrı bir sorun bu arada…

Tekrar’a düşüyorsun bak. Cam kenarında oturuyorsun da dışarıda hiç ışık yok, hiç görüntü yok gibi durum.

Durum kötünün kötüsü gibi he ne dersin?

Bir masal anlattılar sana vakti zamanında.

Sonu iyi bitiyormuş gibi geldi, başlangıçta komikti eğlenceliydi.

Bu durum kamyon ardı yazıların otoban kenarında beklerken, yanından hızlıca geçen araçların algısı değerinde doğru okuyamaması işte. Komik gelecek başta, sonra o aracı yolda yakalayıp tekrar okuduğunda göreceksin doğrusunu.

– Yani yaşıyor gibisin, yaşamıyorsun.

Anlayacağın başında bere, elinde sarı madenden boru..

SUSPANSIYON


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.