STRINGS (İPLER)

0
36

Gökyüzünden sarkan iplere bağlı bir yaşamımız olsa, her ip birbirine değse ve sıkı bir bağ ile birbirimize bağlı olsak. Peki ya gerçekten de öyleysek, bizim de cennetten sarkan iplerimiz varsa, tüm insanların hayatları bu iplere bağlıysa ve biz de birbirimize… Kuklaların başrolde olduğu aslında bize çok açık bir mesaj veriyor. Biz de sahnedeki yerimizi almış kuklalarız ve kaderimiz bizi yönlendiriyor. Onlarla aslında o kadar ortak yanımız var ki bunun ilerledikçe daha da açığa çıkması korkutuyor ve ben onlarla o kadar üst düzey bir empati kuruyorum ki filmin sonunda iplerin yanmasının ve kopmalarının görüntüsü gözümün önünden gitmiyor, ölümün acısını onlarla birlikte hissettiğimi hatırlıyorum ve bu da bana acı veriyor. Korkutucu bir bağlılık ve aidiyet sağlıyor.

İpler filmi bir intihar ve ardından bırakılan bir not ile başlıyor. Uzun yıllardır süren bir savaşın bitmesi ve huzura erişilmesine yardımcı olacak bir not. Fakat kahramanımız yönlendirmeler sonucu intikam almak için yola çıkıyor ve kaderinin tamamen değişmesi için bir yolu da açmış oluyor. Bu yolda ilerlerken kaybedecekleri ise kazanacağı zaferin yanında en acı olanı oluyor. Asla kopmaması gereken, birbirine sıkı sıkıya bağlı iki ruhun ayrılmasına sebep oluyor. Ailesini teker teker kaybederken, belki de yepyeni bir birlikteliğin gücüne tutunuyor. İplerin gökyüzündeki görünümü ve kendimi kuklalarla özdeşleştirmem dışında, geleneklerinin ve hayatlarını yaşama şekillerinin insanlarla bu kadar benzemesi, kurallarının bu kadar aynı olması; yönetmenin mesajının ve bakış açısının aslında onlarla nasıl bu kadar bağ kurduğunu açıklar nitelikte.

STRINGS (İPLER)

Bir savaş sırasında ya da bir savaş provasında iplerinden birinin kopması durumunda, kölelerin ellerini ve ellerine bağlı olan iplerini kullanmaları ve eli alınan köleyi asla görmemeleri ne kadar acımasız bir sistem olduğunu kanıtlar nitelikteydi. İplerinin kopması demek yerine yeni bir el ya da bacak koyulamayacağı anlamına gelmiyordu. Gökyüzüne bağlı olan ve oradan direk kopmayan bir ipin yeri her zaman doldurulabilirdi ta ki kafa ipinin kopmasına kadar. Onun asla geri dönüşü yoktur ve kopması durumunda tüm gökyüzünden yere düşer ve artık ipsiz bir kuklasındır.

Tek farkımız, kuklaların kendilerini kontrol eden iplerin farkında olması. İpler onların hareketini sınırlar, hayatlarının hep kontrollü ve dikkatli olması gerektiğini hatırlatır. Hebalon halkı muhteşem bir hayatları olduğunu düşünürken, aslında kopan bir sürü ipin üzerine inşa edilmiş yalan bir imparatorluk oldukları ortaya çıkar. İmparatorun ölümü ile kardeşi, bu ölümü düşman halkın üstüne yıkarak bir cinayet gibi göstermek ister ve ölen imparatorun yerine geçmek ister. Fakat imparatorun oğlu Hal Tara’yı küçümseyerek hayatının hatasını yapar. Düşmanları Zeritler, onların düşündüğü gibi değildir ve tüm yalanlara rağmen hayatta kalmayı başarmış bir halktır. Bu iki halk, birbirlerinden kopamayacak kadar birbirlerine bağlıdır ve gökyüzündeki ipler, onların ayrılmaz bir parçasıdır.

Öyle ilahi bir güç vardır ki aralarında, sanat yönetmeni renkleri o kadar ustalıkla kullanır ki ipler muhteşem görünür. Görsel açıdan bir üstünlük kurar ve iplere bağlı olmanın muhteşemliğini ve ayırt ediciliğini gözler önüne serer. Tüm bunların yanında, kuklaların yüzlerinin değişemezliğini ve duyguların verilmesini müziklerle desteklerler ki yüzlerinin hep aynı kalışı asla duyguyu etkilemez.

STRINGS (İPLER)

Filmin ilk dakikaları Shakespeare’in Hamlet adlı eserini aklımıza getirir. Danimarkalı Anders Ronnow Klarlund sözleri o kadar güzel yakalamış ve sergilemiş ki kuklaların yavaş hareketlerine rağmen hiç bitmeyen bir akış var ve bu da seyirciye odaklanma süresi tanıyor. Cümleler o kadar bilgece ve etkili sunuluyor ki tüm kuklalar birbirini destekliyor.

Sevgiyle bağlanmamışsanız nefretle düğümlenmişsinizdir.

İplerin birileri tarafından oynatıldığını hissetsek de, başlangıçta çok kısa görülen kuklaların ve iplerin olduğu sahne dışında, ipleri kimin oynattığını görmüyoruz. Seyirci görünmeyen iplerini ararken kendini kuklaların yerine koyuyor ve iplerine karşı büyük bir koruma içgüdüsü benimsiyor. Kimin özgür olduğunu ayırt etmeye çalışıyor ve trajedi bekliyor. Fakat ipler o kadar umut dolu bitiyor ki hayatta iplerimize rağmen neler başarabileceğimizi ve kaçmamızın hiçbir anlamı olmadığını bize kanıtlıyor.

Umuyorum ki siz de benim kadar beğenirsiniz. İyi seyirler…

STRINGS (İPLER)


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.