Sosyal Medya’nın Olumsuz Etkisi

6
241

Çağımızın hastalığı bu sanırım. İnsanların sözlerini gereğinden fazla düşünmek ve kafa yormak. Ardından getirdiği depresyon, anksiyete gibi hastalıklar cabası. Neden bu kadar düşünürüz ki insanların bizim hakkımızda ki düşüncelerini anlamadım hiç. Bir süre sonra ne yazık ki bu düşünceye hapsolup takıntılı bir hale gelebiliyoruz. “Kendimiz için yaşamayı unutup, insanlar için yaşamaya başlıyoruz” Sosyal medya ise bunun en iyi örneklerinden biri. Biri araba aldığı zaman ilk yaptığı şey sosyal medyaya atıp gelen yorumları ve beğeni sayısını izlemek olabiliyor veya yeni bir şey aldığında yaptığı ilk şey tak diye telefonu çıkarıp fotoğrafını çekmek olabiliyor. Kimi zaman buradayım demek için, hey beni de görün demek için, kimi zaman beğenilme ve onaylanma ihtiyacını hissedebilmek için. Kimi zaman ise sadece gösteriş için. Nedir bu onaylanma ve beğenilme arzusu? Nedir biz de bu algıyı yaratan, bunu istememizi sağlayan şey? Özgüven eksikliği mi? Kendimizle barışık olmamak mı? Başkaları onaylamadan yaptıklarımızın, aldıklarımızın bir değeri olmamasından mı? İnsanlar tatile gidiyorlar, belki yeni bir ülke, beni yeni bir şehir o anın tadını çıkarmak, keşfetmek, mutlu olmak yerine elleri telefonuna gidiyor direk. Hemen paylaşmalıyım nerede olduğumu onlar da görsünler diye bir düşünceye bürünüyor. Her ne kadar teknoloji insanlara yardım amacı ile ortaya çıkmış olsa da zamanla görüyorum ki çağımızda biz teknolojinin, akıllı telefonların esiri olmuş durumdayız. En içler acısı olan da yaş sınırının bazı mecralarda yeterli olmaması. Bazı siteler her ne kadar masum görünse de henüz ergenliğe yeni girmiş bir gencin kimlik bunalımı yaşarken bir de üstüne psikolojik rahatsızlıklarına davetiye çıkarıyor. Popüler kültür ne yazık ki öyle bir hal aldı ki, sadece dış görünüş önemli oldu. Giyilen kıyafetler, takılan takılar, bindiğiniz arabalar, gezebildiğiniz lüks mekanlar, takipçi sayıları, beğeniler, mesajlar… Bir insanın kimliğini bunlar oluşturdu. İnsanlar yüz yüze konuşmayı unutur hale geldi. Genç kızlar, sıfır beden olmak için, sosyal medya da gördükleri mankenleri ilham aldıkları için yeri geldi yanlış diyetler yapıp hasta oldular, yeri geldi ben neden böyle değilim diye özgüven eksikliği yaşadılar. Öyle bir hale geldik ki yüz yüze görmediğimiz, gözlerinin içine bakmadığımız insanlara sevgi sözcükleri sarf eder olduk. Mahrem kalmadı, gizlilik kalmadı, aile özeli, ilişki özeli kalmadı. Sosyal medya da takılan birçok genç kız da gözlemlediğim en iyi şey şu oldu; kendilerini o mankenler gibi bir vücuda sahip, muhteşem yerlerde takılmak, muhteşem kıyafetler giyen biri olmak mecburiyetinde hissettiler. Yoksa kendilerini bir hiç gibi gördüler. Az mı takipçin var? Bir hiçsin. Düşüncelerinin önemi yok, önemli olan markan. Senin etiketin. Ünlü bir mekanda çek bir iki fotoğraf, etiketin değerlensin, fiyatın yükselsin. Herkes seni sevsin, saysın. Takipçi sayısı yüzünden birbiriyle görüşen insanlar tanıdım. Deli saçması diye buna diyorlar sanırım. Gençlerimizin beyni yıkanıyor. Kimse kendini olduğu gibi sevmemeye başladı. O kadar aynılar ki o kadar onlar gibi olmak istiyorlar ki aslında farklı olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu bile bilmiyorlar. Aynı estetikli burunlar, aynı dolgun dudaklar, kimi zaman ise aynı fikirler, aynı düşünceler. Sırf “kabul edilebilmek” için. Onaylana bilmek için. Lütfen gençlerimize farklılıkların bizi biz yaptığını gösterelim, lütfen bir birey olmanın önemini anne baba olduğumuz zaman veya anne babaysanız eğer çocuklarımıza öğretelim. Çünkü bu dünyaya gelen her çocuk farklı, kıymetli ve özel. Farklılıklarımız bizi değerli, özel yapan. Farklı düşüncelerdi, dünyayı bu kadar ileri taşıyan. Sayın Fİ,Çİ,Pİ Kitaplarının yazarı Azra Kohen’in bir sözüne değinmek istiyorum burada; “Herkesin senin hakkında bir fikri var. Tanımları, sıfatları, sözcükleri. Nasıl birisin? Neleri seversin? Hayallerin nerede başlıyor? Nerede bitiyor? Üzerine yapışıp kalan onlar söyledikçe gerçeklik kazanan bu fikir, senin mi gerçekten bilmiyorsun! Sen birinin aşkısın, annenin kızı, babanın oğlu, başarılı, ezik, sünepe, kıskanç ya da sinsi… BAŞKALARININ SENİN HAKKINDA SÖYLEDİKLERİNİ KENDİ GERÇEĞİN SANABİLİRSİN, BAŞKALARINI HAYALLERİNİ KENDİ HAYALLERİN SANDIĞIN GİBİ. Gerçekte ne olduğunu sadece tek bir şekilde anlarsın, seçim yapmak zorunda kaldığında. Ancak seçimlerin sana ne olduğunu gösterir…

Sosyal Medya'nın Olumsuz Etkisi


6 YORUMLAR

  1. Ne yazık ki globalleşen dünyada teknolojinin esiri olan bu nesil ,teknolojinin ilerlemesi ile zeka oranının düşmesini doğru orantı haline getirmiş. Zeka; teknolojinin geride kaldığı yerlerde daha cok kullanılır iken gelişmiş bölgelerde arka plana atılıp global zekanin ön plana cikmasını hedef almistir. Bu global zeka denilen sey senin yazinin ana fikri bence tek bir sistem insanlarda tek bir düsünce yapisi olusturmak… Calismandan dolayi seni tebrik ediyorum….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.