Sonsuzluğun Karanlığı

0
729

İşte yine geldim buraya geri döndüm duvarlara bakarak geçiyor günlerim bazen, bazen çok okuyarak nereye varacağını bilmediğim meditasyonlarla ve içimde aşağıdan yukarıya dolanan sonsuz ve nereye yönleneceği belli olmayan enerjimi zaptetmeye çalışmakla geçiyor çoğu zaman da;

Bazen öyle negatif düşüncelerle doluyorum ki avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum yine mi yine mi diye,

Yatak başlığımın taşları, dışardan gelen inşaat sesleri, kapının çalan zili, televizyonun sanki sonuna kadar açık sesi odaklanamıyorum; meditasyon yapmaya çalışıyoruz heralde burada..!

Babamla annemin yüzyıllık savaşı benim bu evde kalmamı ne kadar da zorlaştırıyor gölgelerin gücü adına sonsuz karanlıktaki tüm olasılıklar adına benim ne işim var hala bu evde , kara bir delik gibi içine düşen bir daha çıkamıyor ama kardeşlerim arasından bu yalnızlığı taşıyan bir tek benim bu çok açık değil mi?

İkisi de gittiler ve sadece gittiler işte her nerdeyseler benden daha mutlu olduklarını biliyorum, bu kırk senelik hayatta neye sahibim düşünmeden bir günüm geçemiyor; neyi başardım, neye ulaştım hangi hayalimi gerçekleştirdim; sadece kafama estiği gibi çalıştım biraz da dolaştım ama yeterince değil ve yine dönüp dolaşıp bu düşünceye takılıp kaldım,

Son iki senedir kendimi aramak bulmak için uğraşıyorum ama bu koca beden içinde bir ruh var ki kardeşim deş deş bitmiyor! ne ruhmuşum ne kalpmişim başka daha neler çıkacak acaba neler olacak hayatımda deneyimlemek için sabırsızlanıyorum! hem de nasıl..

Bu hafta neden bu kadar kötü başladı, geçen haftalarda yapmadığım neyi yapıyor veya yaptığım neyi yapmıyorum? ağustosdan beri işsizliğime mi, deneyip devam edemediğim aşçılığa mı , zorla hoyratça ortada kalıp ne yapacağımı bilemeden gezinip durduğuma mı neye odaklanmayayım? şimdi düşüncelerin içinde yüzdüğü bir sürü balonla birlikte sürüklen bakalım nereye kadar.. neden oldu bu yine neden yine bu benim başıma geldi almam gereken ders nedir yapmam gereken nedir aşmam gereken nedir neden hep ben bunu yaşıyorum halledemediğim ne var burada takılma nedenim ne? Hayatımda yolunda gitmeyen nedir ben neyi göremiyorum? Neden bir işte, bir düşüncede, bir yerde sürekli kalmak benim için bu kadar zor? Neden hemen sıkılıyorum öğreniyorum tamamlıyorum yarım bırakıyorum? Peki ama neyi atlıyorum yanlışım nerde sabırsızlık mı? Süreksizlik mi? Derdim ne benim?

Bakıyorum etrafıma, kimse benim gibi değil deli miyim ben ya? Herkes bir şeyi tutmuş; herhangi bir şeyi; bırakmıyor.. bu onları mutlu etmiş ki devam ediyorlar ben neden hiçbir şeyden mutlu olamıyorum? Zihnimden mi ruhumdan mı bozuldum ben önce, neden süreklilik arz edemiyorum? Benim sorunum ne!

Kaç yüz bin hayal kurdum bu yaşa kadar, kaç yüz bin plan yapıp bozdum; derdim kendimle belli nereden başlamalıyım peki? Bu soruların bir sonu olacak mı dersin..

Biliyorsundur içe odaklanma devri yaşıyoruz bu tüm dünyada böyle; seçersen; çıkmaza sürekli girmenin sebepleri var illa ki ama ben bunu görebiliyor muyum; seçersen, nerede arayacağımı biliyor muyum.. bilmiyorum elbette ben sadece elimdekine odaklanıyorum; seçersem; elimde ne var peki benim? Bir tek kendim.. Kendini sevme çalışmaları yapmaya başladım önce dedim ki demek ki ben kendimi sevmiyorum ondan heralde bunlar başıma geliyor, zor oldu evet gözünün bebeğine bakıp kendini sevdiğini söyledin mi hiç sen kendine? Yap bak aynada nasıl zor bişi o zaman anlarsın, neden kendimi sevmek bu kadar zormuş anladım mı peki? Anladım çünkü ben önce çok sevilmek istemişim ama olmayınca demişim ki kendime aa bak kimse seni çok sevmiyor o zaman sen de kendini sevme canikom bu işler böyle bak bu hayatta, bamm! Yerleşti mi bu zihnime ben bebiş bebiş gezerken al bakalım bu cepte..

Sonra demişim ki bari ben bişileri başarayım sevgi peşinde koşarken okulda başarılı olayım da bi işe yarasın, olmuşum çok da olmuşum kısacık bir süre için yeterince kısa.. sonra ne olmuş pat şehir değiştirmişiz zihnime bir sinyal daha vermişim artık bu kadar başarılı olmayacağım çünkü hiç istemediğim bir yerdeyim burada başarılı olsam ne olur ki? Dann! Bu da yerleşti mi bir güzel zihnime, ooh tadından yenmeyecek bir hayata doğru ilerliyorum görünüş o ki.. baktım hayatta bişileri başaramıyorum bari o zaman isyan ederim diyip kendimi kendiliğinden ortaya çıkan spontanlıklar alemine doğru bırakmışım gel zaman git zaman lise üniversite yurtdışı derken bişiler başarmışım canım o kadar da değil tabi ama yarım yamalak ittire kaktıra tam değil ama bir şekilde eh işte.. hep içimde eksik eksik yaşamışım sonra hoop en başa bu eve geri dönmüşüm.. sevgiyi aradığım yere tekrar ve tekrar ve tekrar dönmüş elde var bişilerle herşeye tekrar başlamışım en baştan, kendini sevmeyi öğrendiğim zaman takıldığım her noktayı seveceğimi anlamış mıyım acaba?

Hayır tabiki anlamadım anlasam bu noktada olur muydum hiç? Hangi noktada olurdum peki bir düşüneyim o zaman bazen düşünce balonlarımı önüme alınca belki bir faydası olur düşüncesine kapılıyorum sebepsiz ama bu da; çünkü nereye götürecek beni istediğim yerlerde dolaştırıp pat diye belki istemediğim bir yola sokacak orada deşecek deşecek bana ışıltılı bir yol mu açacak?

Bir de bu tarafından bakmak istiyorum her detaya bir kez daha; işimden oldum çünkü bunu içten içe ben istemiştim yapılanlara tepkili ve içten içe korku doluydum yaşama ihtimalim olacaklardan; evet orada olmamayı ben seçtim.. hayallerim onlar milyonlarca ve içlerinden hangisinin bana uygun olacağını bilemediğim için birincisinden başladım sil baştan herşeyi yeniden keşfetmeyi seçtim risk aldım ve vazgeçtim; tekrar bu noktaya gelmeyi kendim seçtim sebebim vardı kendimi en küçük noktasına kadar gerçekleştirme hayalim benim tek hayalim bu aslında; kendimi sonsuz olasılıklar alemine bırakarak yaşayıp deneyimleyerek öğrenmek; işte bu yüzden eve geri döndüm yani kendime…

Sonsuzluğun Karanlığı


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.