Sonsuz Geçmişten Gelen

0
104

‘Yüzümü avuçlarına aldığında,
Ellerin annem oluyor.
Bu nasıl bir kusursuzluk,
Biliyorsun değil mi sevgilim?’

Bir insanı sevince, onu sevemediğin ve onun tarafından sevilmediğin her an için üzülürsün.
Bir önceki hayatımda neredeydin diye sormak istersin. Neden daha önce çıkmadın ki karşıma diye sitem edersin kendince. Ama sevgilim, seni sevince anladım.
Tüm yalnızlık hikayelerimde bir yerden hep fısıldamışsın bana ‘ben yanındayım!’ diye. Herkes ve her şey bir telaşe içindeyken ve ben o telaşenin içinde donmuş kalmışken, benimle yan yana barınan kahkahalarınmış.
Her doğum günümde kameraya değil sana gülümsemişim. Meğer sen başucumda, okunmak için bekleyen satır aralarımda, en sevdiğim şiirin kayıp dizelerindeymişsin.
Her kitapta senin portren….
Dinlediğim müziğin notalarından yankılanan her ses senin sesinmiş. En kötü günümde bile güçlü kalabilmişsem, sana varabilmek içinmiş.
Ben bile kalbimin nerede olduğunu bilmezken sen hep oradaymışsın. Beş yüz yıldır oradasın ve beş yüz yıldır seviyormuş kalbim seni.
Sonsuz geçmişten, en güzel yarınlara, sonsuz geleceğe dek…
Ve canımın evi, şimdi yan yanayız. İçimde yarattığın bahçeye minnettarım. Herkes birbirini paramparça yaparken; benimle bölüştüğün, bölüştükçe büyüyen sevgin için teşekkür ederim.

‘Seni sevmek ne güzel bir deniz. Bugün, yarın, daima…’

Sonsuz Geçmişten Gelen


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.