Son Öğretmen

0
59

benim için öğretmen bir anlatıcı, bir öğretici veya bir kelime ile yeterli kalmadı hiçbir zaman. bir öğretmeni eğer yaşatmak istersem onun kurduğu oyunu saygıyla oynamam gerekiyordu. onun yönergelerine uymam ve şifrelerini çözmem gerekiyordu.

oyun basit görülse de oynaması öyle kolay değildi. eğer bir öğretmene sahipsen güçlüydün. hayalinde de kurabilirdin o öğretmeni, hayatında da bulabilirdin. benim öğretmenim beni hayata hazırlamayı hedeflemişti. küçüktüm, masallara kanabilecek saflıktaydım. hayat bir masal değildi oysa. sonu trajedi ile biten bir romandı. herkes romanının ana karakteridir. ve önemli olan o karakterin hakkını vermektir. son zamanlarda aşındırdığım kurallarım oldu. toplamam birazcık zaman aldı ezdiğim kurallarımı yerden kaldırıp odamın en afili duvarına yeniden astım.

kural bir: maskeni sadece yalnızken çıkar ve her ortamda farklı maskeler tak.

her yerde kendin olamazsın, olmamalısın. maskelerin olsun farklı farklı. mesela arkadaşlarınlayken taktığın maskeyi ailenleyken takamazsın. olur da kimse olmazsa etrafında, kuytuda köşede o maskelerden kurtulup aynaya bakabilirsin. olur da çıkarırsan bu maskeleri birisinin yanında işin sonunda üzüleceğini bilmelisin. kaybetmek istemiyorsan bu oyunu maskelerini de kaybetmemelisin.

kural iki: etrafına ördüğün duvarları sakın ha yıkma

insanlar gelecekler. bazıları meraktan, bazıları fitne fesatlıktan, nadiren bir veya ikisi iyi niyetinden o duvarların içinden geçip sana ulaşmak için can atacaklar.hayır diyeceksin. yasaklara uymazsan duvarların üstüne yıkılmasından ve yalnız kalacağından sorumlu birisi olacak o da sadece sensin.

kural üç: bu oyunda tek başınasın.

bir ikinci karakteri sakın ola yanına alma. bu kurallar çok kıymetlidir aslında. sana dünyanın pesimist tarafını öğrenirsen optimist olan her şey mucize gibi yığılacak ve hayal kırıklığına yerin olmayacak. hayatta her zaman tek başınasın. seni kimse anlayamaz ve sen de kimseyi anlayamayacaksın. bunun için çaba dahi göstermen anlamsız olacaktır. o olaya o çerçeveden asla bakamayacaksın.

kural dört: yardım isteyene yardım et.

elbet küstahlar ordusuyla doludur bu cihan. senden yardım istemediği sürece kimseye yardım etmeye kalkışma. en son adın yapmasaydın olur ve nankörlük diz boyu gözükür. besle kargayı oysun gözünü hesabı kendini bilmez acizler hep bir kargadan ibarettirler.

kural beş: hayal kurma!

hayal kırılığı her zaman kurulan hayallerin ardından bir facia olarak dönecektir. hadi diyelim bir delilik yaptın da kurdun hayalini. paylaşma kimseyi ortak etme. sen yalnızsın. kural üçü hatırla. ve hayal kırıklığı üstesinden kolay gelebileceğin bir şey değil.

kural altı: güvenme

en güvenilir insan bile hata yapar. hemen sarsılır güvensizlik ve herkes köşeye sıkıştığında bir yalanla hata telafisine başvurur. bu yalanlar üst üste biner ve hoşgeldin facia.

kural altı: inanma

klişe bir söz duyduğun an uzaklaşmasını bil. herkesin yalanı spesifiktir. fakat bazı yalanlar vardır ki onlar ortadoğu ve balkanların büyük silahşörleridir. dikkatli ol inanç duyacağın son kişi insan olmalıdır.

kural yedi: güç en büyük silahındır. zayıf yönlerini sakın belli etme

eksikliğin ve verdiğin her taviz başkası tarafından vurulacağın noktalardır. güçlü ve kusursuz görüntün her zaman en büyük silahın olacaktır. ne kadar gizliysen o kadar güçlüsün.

kurallara biraz ara verip alfabemi açmak istiyorum. kendime yeni harfler bulduğumda henüz 15 yaşındaydım. günlüğümü onunla tutuyordum. günlüğün amacı herkesinki gibi o gün olanları yazmak değildi. önemli olan kurallara ne kadar uyduğumdu. ve şifreye ne kadar yaklaştığım. çiğnediğim her kural bir canımı alıyordu ve ben bir kedi kadar şanslı değildim.

kural sekiz: ilerde bir öğretmen olduğunda öğrencini iyi seç. en arsızı en laftan anlamazı olsun.

ne kadar zorsa o kadar iyi. yetiştirmek demek kendini eğitmektir aslında heykeltıraş ustası gibi heykelinle övünmek ve her heykelde kendine farklı bir şey katmaktır amaç.

kural dokuz: hedeflediğin şey asla mutluluk olmasın.

mutlu olmak için yaşamak kadar ütopik bir şey duymadım. hayatın boyunca mutlu olamazsın. her çıkışın bir inişi vardır. her şey mükemmel olamaz ve sen bir polyanna değilsin. madem öyle, mutlu olmak için değil öğrenmek için yaşamalısın.

kural on: kültür her şeydir.

oku. kitapsız yerden uzak dur cehaletin verdiği güveni kimse vermez. cehaletin verdiği kibiri hiçbir yerde bulamazsın. ve en zor cahil insan susar. sözlerin anlamsızlaşıyor ve köreldiğini hissediyorsan orada bulunma.

kural on bir: yağmurda ıslan

insanı en güzel yağmur yağarken tanırsın. kafasına şemsiyesini yapıştırıp koşa koşa kaçanlardan, bir köşe bulup yağıştan uzaklaşandan kaç kaçabildiğin kadar. yaşamın gövdesi zevkin en az olduğu bölgedir. şimdi ise ıslan ıslanabildiğin kadar. akan tuzlu yağmur damlaları bırak hasta etsin vücudu. ruhunu iyileştiriyor mu sen ona bak.

kural on iki:!!! uçlarda (kutuplarda) yaşa

plansız ol yeri geldiğinde. hayat bir daire gibi olsun ve sallansın yüzü koyun. merkezinde durana zor zarar gelir fakat sallanmanın verdiği hazzı tadamaz, bundan mahrum kalır. ya uçlardakiler… en çok darbeyi onlar alır. düşerler kalkamazlar belki ama yaşayan onlardır.eğer günü gelir de sallandığın yerden düşersen kaldırmasını bekleme kimsenin. eğer orada bulunuyorsan kendin kalkabilecek güce fazlasıyla sahipsin. ve sen de o nadirlerdensin.

kural on üç: bu zorlu oyunda ayaktaysan hala tüm güç senin elindedir. olur da gücünü birisi ile paylaşmışsan kırılıp düşmen an meselesidir. ve asla unutmamalısın ki biz kolay kolay düşmeyiz. ama eğer olur da düşersek kalkana kadar çok acı çekeriz. belki kalkamaz yığılıveririz. gizlediğimiz her düşünce ve her duygu bizim üstümüze dağ gibi serilebilir.

ve o sihirli yin yang… sen her zaman parlayacaksın. ister karanlıkta yıldız ol ister aydınlıkta siyah bir nokta. ama unutma seni sen yapan aykırılığın. buharlaşma çocuk. ruhun buharlaştığında yok olacaksın. bu bir savaşsa kaybetmeyi asla ve asla göze almayacaksın.

Son Öğretmen


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.