Sınav kaygısı

0
186

Bu yazıyı başta kardeşim olmak üzere sınava girecek herkes için yazmak istiyorum.

Sınav, sınav, sınav.. Aslında doğduğumuz andan itibaren var olan bu sistemin içine dahil ediliyoruz. İyiliği ya da kötülüğü tartışılır tabiki. Sistemin işleyişi değişse de biz bir şekilde bir yerlere gelebilmek adına bu uygulamaya tabii tutuluyoruz.

Bukadar sınav sınav dedik ama ne bu sınav? Zekamızı belirleyen bir şey mi, var olma nedenimiz mi, sonumuz olan şey mi? Bir de bunun yanında bu sistemin bizi hapsettiği bir duygu durumu var ki; sınav kaygısı. Ne olduğunu, neden olduğunu tam anlamıyla bilemesek de, tek kelimelik en basit tanımıyla kötü bir şeydir. Bununla başa çıkamayacağımızı, her şeyin kötüye gideceğini düşünürüz. Kaygı için kendimce bir tanım yapacak olursam; beklentilerden kaynaklanan bir duygu durumu diyebilirim. Hani klasik bir laf vardır ya “her şeyin fazlası zarar” Aslında bu kaygı için de böyledir. Maximum seviyedeki kaygı kadar hiç olmayan bir kaygı da tehlike oluşturabilir. Birinde kendine olan aşırı güvenden boşvermişlik haline dönüşürken diğerinde kendine ve başarma potansiyeline güvenmeyip korku ve endişe haline yönelme vardır.

Beklentiler dedik, peki ya nedir bu beklentiler? Karşılığında çok sık karşılaştığımız “ya yapamazsam, ya olmazsa, ya aklıma gelmezse, ya o okulu kazanamazsam?” gibi sorular silsilesi. İyi de herkes aynı şeyleri düşünüp herkes Bi panik içindeyse kimse yapamıyorsa ozaman başarıp o okullara yerleşenler kimler? Sen yapamazsan kim yapacak?

Bir de kişisel beklentilerimizin yanında ailemizin, akrabalarımızın, çevremizin belki de içinde yaşadığımız toplumun bizden beklentileri giriyor devreye. “Annem doktor olmamı istiyor” “filancanın oğlu Boğaziçi’nde okuyor bakalım sen nereye gidicen” vs vs.

Öncelikle siz kimsenin uzaktan kumandalı bir oyuncağı ya da bir diğeriyle yarışa sokabileceği bir varlık değilsiniz. Annenizin ne istediğinden filanca kişinin oğlunun okuduğu yerden çok sizin kendinizden ne istediğiniz kendinizi nerde görmek istediğiniz önemli. Herkesin beklentileri farklıdır. Burada önemli olan ne istediğinizi bilip o doğrultuda ilerlemek. Rotanızı bilip o yönde ilerledikçe ha iki günde ha beş günde ha on günde o limana varırsınız. Önemli olan ne olursa olsun kendinizi görmek istediğiniz yerdir. O limana varış süreniz uzasa da mutlu olacağınız ve kendinizi görmek isteyeceğiniz yerin orası olduğunu bilirsiniz. Yaptığınız seçimler sizin ileriki hayatınızı da şekillendirir ve kimse her sabah yatağından söverek çıkmak zorunda olduğu Bi güne uyanmak istemez. Siz Rotanızı çizin ve yola çıkın. Her şey hemen olmak zorunda değil, her şey mükemmel olmak zorunda da değil. Bazen bazı şeyler ters de gidebilir, o gemi denizin ortasında yağmura da yakalanabilir fırtınalara da kapılabilir. Önemli olan sizin bilgi birikiminiz, tecrübeleriniz, kendi iradenizle seçtiğiniz yol ve zor durumlarda dehşete düşmeden sakin kalabilme potansiyelinizdir. O gemiyi kurtaracak olan da batıracak olan da sizsiniz. Aslında durup Bi düşündüğünüzde bir yerlere varmak için yola çıkan, yolda fırtınalarla karşılaşan geminin sadece sizinki olmadığını da fark etmelisiniz. Pencereden ileriye baktığınızda limana sizden önce ulaşan gemiler de olacaktır ama burda üzülmek yerine onların size rehberlik etmesine izin verin. Unutmayın siz de birilerinin önde giden gemisisiniz.

Var olan en dezavantajlı durumlar bile avantajlı bir hale dönüştürebilir. Bu konuda herkes bir sihirli değneğe sahiptir ama bunu kullanmayı çok az kişi bilir. Kimseden sizin için bunu yapmasını beklemeyin. Kendi bulduğunuz, üstesinden kendinizin geldiği şeyler sizi başarıya daha çabuk ulaştırır. Kaptan köşküne girin ve dümenin sizde olduğunun farkına varın. O gemiyi yolda bırakacak olan da limana götürecek olan da sizlersiniz.

Kaygıyı da bu şekilde düşünecek olursak onunla başa çıkabilmek tamamen sizle alakalı bir durum. Unutmayın ki bu sistemde var olan yüz binlerce kişiden sadece birisiniz. Yüz binlerin içinde bile kendinize özgüsünüz. Yaşanmışlıklarınız, bilgi birikiminiz, yapabildikleriniz hatta yapamadıklarınızla bile herkesten farklısınız. Tek ve biriciksiniz.

Tüm beklentilerinizi birkaç saatliğine bir kenara bırakın ve öyle girin o kapıdan. Düşündüğünüz şey “acabalar, ya..” lar olmasın. Bunu o kapıdan çıkarken “keşke” dememek için yapın. Varacağınız kıyıdan çok izleyeceğiniz manzaraya odaklanın.

Sınav kaygısı


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.