Senin Lacivert Hırkan

0
137

Çamaşırları yeni yıkanmış bir bebeğin, pamuklu tulumunu koklayan anne misali kokladım. Askerden dönmüşken, sevdiğine saniyeler önce kavuşmuş adamın, sevdiğinin saçlarını koklaması misali kokladım. Özledim de kokladım, özledikçe misal oldum kokladım. Teşekkür ederim, sen de çok güzel kokular bırakmışsın. Hani olur ya sevdiğim, nefes alırken, burnuna onun hırkasını dayarsın. Ciğerlerine o dolar. Ciğerlerime seni doldurduğumdandır, nefes vermeye korkarım. Burnum kokuna alışıp da duyarsızlaşmasın diye, hırkanı koklamadan nefes aldım şimdi. Bomboş. Soğuk. Tüylerim ürperirken, yeniden hırkana sarıldım. Bu emektar hırkanı bırakmasaydın gerinde, kim bilir nasıl nefes alırdım?

Her içime çekişte de, başka halin canlanır göz bebeklerimde. Kışın camımıza soğuk vurduğu bir akşam, kıyafetlerini katlayamadığın canlanır. Birer fincan sıcak çikolatayla kandırmıştım seni. Baş başa, kıyafet katlamıştık. Mum ışığında kadehlerimizi tokuşturmadan da çok güzeldik seninle. Bir hırkanın iki kolunu katlarken, fazla gelen kapşonluya kızıp, hırkayı portmantoya astık. Şimdi ellerimi, bana büyük geldiğindendir kollarımı, kalbimden dizlerime uzanan her bir yanımı sımsıcak etti o hırka. İçinde senin kokun. Soğuk kışın kokusu.

Bir kez daha çektim içime. Sabah mahmurluğuyla salona gelmişim, sen mutfaktasın. En sevdiğim turşucudan, bir sürü kornişon almış gelmişsin. Kalan zamanda kahvaltı hazırlamaya çalışıyorsun, ben seni yakalıyorum. Elime bir kornişon verip, yatağıma gönderiyorsun. Süprizin bozulmamış gibi yapacağız. “Üşüdüm ama” diye yakınıyorum. Üzerime bu hırkayı geçiriveriyorsun.

Tekrar kokladım, doyumsuz derin bir nefes bu sefer. Koltukta uyuyakalmışsın. Hırkanı çıkartmadan, yorgunca. Alnında minik minik terler birikmiş. Kazağımın tersiyle siliyorum onları. Gözlerini açıyorsun, ela gözlerinle şaşkın bakıyorsun bana. Sakallarının şeklini bozarak, hırkayı üzerinden çekiyorum. Yerine götürüyorum, portmantoya. Kollarını, kapşonlusunu düzeltiyorum. Haberim yok, böyle bir gece de bana yoldaş olacağından. Köpeklerimizi gezdirirken üzerine geçiriver diye dokunmamışız aslında. Üşüsen dahi, üşümedim dediğini bildiğimden, elinin altına hep hırka koyarım. Arabanın arka koltuğuna da koyarım da, sen alıp bagaja atıveriyorsun, küçük tatlı kızıveriyorum sana. Sevdiğimdendir bunlar hep sevdiğim. Sevdiğimden.

İnsan, kimi nasıl seveceğini bilir mi?

İçi sensiz hırkana sarılmış ben, kokun burnuma tüterken yazıyorum bunları. O koktukça, daha çok ısınıyorum. Annem, aşkın kolay bulunmayan değişik bir şey olduğunu söylerdi. Bulduğunda, bilirsin derdi. Yokluğunda beni bekleyen özlem denizlerini, kokunla dolu bu sala binmiş geçiyorum. Boğulmak çok olası, ben bir deli cesaret yol alıyorum. Arkamdan, atlattı desinler. Dört bir yanımda senin anıların, gülüşlerin, uykuların, heyecanların, hüzünlerin var. Verdiğin nefesleri, ciğerlerime soluyarak yaşıyorum.

Ne gariptir, bir insan gittiği vakit, sadece güzel şeyler kalır aklında. Yüzü yüzüne bakarken, nasıl kırılıp döküldüğünü yine anımsarsın. Yeniden tekler kalbin. Ellerin boşalır, yanakların ıslanır, titrer yüreğin lakin mesafe artarken, hüzünde beraberinde gider. Sensiz geçen günler oldu bana. Halbuki gerçek dünyada, saatler. Saatlerin gün olduğu bir özlemden bahsediyorum sevdiğim, kucağımda adem malı, sensin varsaydım, oturdum kaldım. Çok koklarsam, kokusu biter mi? Seninle yıprattığımız şeyler gibi, bu hırkada yıpranır mı? Bir değişik aşk, yıpratılan yerde yamamıdır yoksa ipi kaçınca büyüyen sökükler mi? Bizimkisinde kaç yama vardır sevdiğim? İpin ucu nerede şimdi? Sen bensiz iyi misindir, ben sensiz iyi olur muyum, şifa bulur muyum? Biz birbirimize şifa değilmiydik? Gün karardığında, birbirimize güneş değil miydik?

Son kez kokluyorum hırkanı. Gözlerim ağırlaştı. Sen dolu, senin sesinle dolu rüyalara gidiyorum. Kaç mesafe eder sahi? Bu hüznü de siler atar mı bu rüyaların mesafeleri? Şayet bu söküklere çareyse eğer, bir sürü rüya göreceğim. Hırkanıda ben giyeceğim. Senin bana giydirdiğin gibi, ters giyeceğim. “Şimdi tam deli oldun” deyip de güldüğün her bir anı anımsadım şimdi. Tekrar yapar mısın, çok merak ettim. Mesafelerimizi uzatmaya gidiyorum sevdiğim. Hırkanda benimle birlikte geliyor. Hüznün kaybolduğu, kokun dolu bir salla görürsen beni, çek çıkar o denizlerden. Hava yine kış, bilirsin, sevmem üşümeyi.

Senin Lacivert Hırkan


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.