Sarmaşıklı Mektup

2
182

Sevgili;
Sana yazmam, sana anlatmam, seninle paylaşmam gereken çok şey biriktirdim. Yavaşça kalemi kâğıdı aldım elime ama bir anda uçtu tüm o şeyler. Seni dinlemek istedim sadece, nasıl olduğunu, neler yaptığını; beni unutmadığını, özlediğini. Ama biliyorum ki bu artık çok uzak bir ihtimal. Lütfen yanlış anlama beni, sitem değil sözlerim. Yalnızca özlem birikti içimde hırçınlık sardı sözlerimi.
Bana cevap yazmayacağını hatta bu mektubu bile okumayacağını biliyorum aslında. Ama bu gerçeği düşünmek istemiyorum. Düşünmek zarar veriyor çiçeklerime. Belki tekrardan sen yazmışsın gibi yazarım kendime. Korkuyorsun değil mi benden? Haklısın sevgilim. Ben de korkuyorum kendimden bazen yani her zaman değil. Evet bazen. Çünkü seni düşündüğüm zamanlar öyle iyi oluyorum ki. Bir sarmaşık sarıyor önce ruhumu, yağmurlar yağıyor gökyüzüme. Bak bir rüzgâr esti şu köşeden hissettin mi? Mutfaktaki taze yemek kokuları sardı salonu sonra senin sesin doldurdu tüm dünyayı. “Mümkün olsaydı eğer sesini ekerdim saksıya bir çiçek gibi sardunyalarımın yanına.” Böyle işte tüm zerrelerimi iyilik, sevgi, aşk, sarıyor ama işte sürekli de seni düşünemiyorum gelmişsin, yazmışsın gibi davranamıyorum gerçek olmayışı daha çok yoruyor beni. Bak şimdi seni düşünmeyeyim, gördün değil mi hızla gelen karartıları, tüm vücudumu saran dikenli sarmaşıkları? Tek gören ben değilim, tek hisseden ben değilim. O dikenli sarmaşıklar bir tek beni sarıyor olamaz. Evet, olamaz. Nasıl hırçınca koştuğumu gördün mü? Bak yanımdan bir kedi geçti. Başını okşamadım. Şimdi anladın değil mi nasıl kaybettiğimi benliğimi? Korkma benden, yalnızca sev beni. Beni sevgi iyileştirir, beni “sen” iyileştirir.
Mesela dün gece sanki beni özlemiş de gelmişsin gibi uyudum, rüyalarımı sardı gelişin. Sonra sabah uyandığımda bir baktım ki penceremin önünde kuruyan çiçeklerim yeşermiş. Tahmin ediyorsundur sevgilim, koşarak bahçeye çıktım. Tüm meyve ağaçlarım meyveler vermiş, güllerim sarmış koca bahçeyi sonra kuşlar donatmış her tarafı; güneş açmış, toprak ıslanmış. Haftalar önce kaybolan kedim gelmiş. Gelişin mevsimler değiştirmiş. Bir süre böyle kabul etmek zorundayım gelişini, öyle karanlıklar içinde koşmak istemiyorum çünkü. Kaçmak istemiyorum dikenli sarmaşıklardan. Çiçeklerim solsun istemiyorum. Solmak istemiyorum. Kedim tekrardan kaybolsun istemiyorum. Belki bugün sen yazmışsın gibi mektup da yazarım kendime yine diğer binlerce yazdığın(m) mektuplar gibi. Eğer bu yüzden korkacaksan korkma benden, gelmediğini anladığım günlerden kork sadece.
Eğer bir gün gelmeye karar verirsen gerçekten, inan sevgilim sen gelmeden bilirim geleceğini. Adım seslerini sen duymadan duyarım hatta sadece ben değil kedim bile duyar. Kuşlarım eşlik eder yollarda sana, bir çiçek kokusu duyarsın şaşırma sevgilim bil ki, bil ki o çiçekler de seni bekliyorlardı açmak için.

Hoşça kal.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.