Sancı

1
337

Uzaktan bana göz kırpan şehrin ışıkları yaşanmışlıkları belirtirken dalıyorum. İşte şimdi kafamın içindeyim, önce kendime çıkıyor yollarım. Ardı masmavi gökyüzü. Solda orman, sağda deniz. Muhattabım sessizliğim. Kulağımda bir müziğin tınısı. Varoluş sancısının ruhumu ele geçirmiş bir şeytan olduğunu düşünüyorum. İnsan bedeninin yeryüzüne atılmışlık serüveni devam ediyor. Sanki bir güvertedeyim ne nereye gittiğim belli ne nereden geldiğim. Kontrol bende değil, kontrol yok. Kafamın içi beni yönlendiriyor. Düşüncelerin bir bıçak gibi beni yaraladığını hissediyorum. Kaburgalarım arasından bir sızı hatırlatıyor kendini. Kontrol yok. Ay dolu yıldızlar sönüyor, güneş doğuyor. Sonra gece kendini tekrarlıyor. Çökmüş bedenime birileri fısıldıyor. Kulaklarımı tıkıyorum. Kafamın içi kalabalık. Binlercesi gelip geçiyor, yabancılar selam veriyor. Ben yürüyorum herhangi bir yere. Ayaklarım çıplak kaldırım taşlarına çarpıyor. İz bırakmıyorum kimseye. Gürültülü bir o kadar da tenha. Arkama dönüp bakmıyorum. Rüzgar sesiyle çarpıyor yüzüme. Bir melodi duyuyorum, saç tellerime değiyor. Sessizliği yırtıyor. Tüm dünya deliriyor, toplu intiharlar oluyor. Kafamın içinde ve yine, kontrol yok.

Sancı


1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.