Şairlerle Yaşıyorum

0
294

Şimdi sizin sesinizden konuşur oldum

Matematik bile Turgut Uyar’ın dizelerinde hücum ediyor

‘Mutsuzluktan söz etmek istiyorum

Dikey ve yatay mutsuzluktan…’

Koşarak uzaklaşmak istiyorum  bu acınası dizelerden

İlk düşüşüm aklıma geliyor, dizimden sızlamadan akan kanlar dökülüyor içime.

Öfkeli değilim olup bitene, gözyaşları acılar içinde

Uygulamalı öğrenmeye inanıyorum fakat ani bir tereddüt Cahit Zarifoğlu beliriyor zihnimde

ve dizeleri…

‘Hayat bir boş rüyaymış

Geçen ibadetler özürlü

Eski günahlar dipdiri…’

Kötülüğe inanmıyorum, istemiyorum belki de bu dünya yalnızca iyi değil diyemem

Ama biz böyle bilemem en iyisi.

Senaryolar sıralanıyor Can Yücel’den bir parça;

‘Diyelim yağmura tutuldun bir gün

Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek

Öbür yanda güneş kendi keyfinde…’ İnsanlar gibi elbet…

Bir kedinin insana imrendiği varsayılır, kanıtlanmaz varsayılır…

İnanmıyorum, bir kediden çok daha miskindir insan, nankördür bir kere

Hayat denen şu zindandan hava izni bile olmaz çoğu zaman Nazım Hikmet edasıyla beklenir Pazar;

‘Bugün Pazar.

Beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Toprak, güneş ve ben

Bahtiyarım.’

Geldiğimiz yerden bile ürkerken ne anlamlıdır bu dizeler(!),

Yalın ayak çıkamaz, güneş gözlüksüz bakamayız gökyüzüne.

Uzun mu bu illet bunları düşünebilecek kadar, sanmam

Fakat en büyük korkularımdan biri Cahit Sıtkı Tarancı kadar fark edemeden gidecek olmak

‘yaş ilerliyor… Artık geçti bizden;

Gün gelince biz değil miyiz ölen?

Cenazemiz yerde kalmasın dostlar!’

Ölümümüz bile güvensiz elbet.

Göz açtırmayan bu dünya haberli getirecek değil ya sonu.

 

 

Şairlerle Yaşıyorum


Önceki İçerik#SosyalDertleşme 1
Sonraki İçerikElazığ Rehberi
Yalnızlığı iki satır arasına saklayıp yanına yanaşamayan bir kız, Dinozorlar tavuk mu oldu sorusunun cevabını arayan bir Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi, Yağmur adını taşımayı sevdiği kadar altında yürümekten haz etmeyen bir çelişki, aşk benim bahçemde yeşermez sanıp dünyanın en ela gözlerine aşık olan bir kalp… Ben yanınızda oturan arkadaşınız, azarını taze yediğiniz anneniz, başınızı sıvazlayan babanız, sokakta omuz atıp aldırmadan gittiğiniz kişi, ben iç sesiniz. Ben yalnızca Yağmur’um. MERHABA!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.