ŞAHİDE … ( Gelecekten bir hikaye serisi -2-)

1
1440
Suküt bürünmüşse dillere, Yara derindir Yara derin ise , Allah Kerim'dir...

“Şehrime gel ey sevgili

Yarın çık gel.

Bırak her şeyi, bir bekleyenim var de

gel.

Gel ki, bu şehir adımlarınla

anlamlansın.

Gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.

Gel ki nefes alayım.

Gel”

Daha az önce uykudan uyanıp başını, anlamsızca yatağının dibindeki, bi bakıma sığınağı saydığı kireçli duvara yaslamıştı. Günlerdir gördüğü rüyalar rüya değildi belli ki Şair bey’in. Uykudan uyanıp bu kireçli duvarın soğuk kollarına kavuşmak, sessizlik içindeki sesi dinlemek hoşuna gitmiş olacak ki; bu sese eşlik edecek başucundaki Nazım Hikmet şiirine kolu uzandı…” Şehrime gel ey sevgili…”

Şiir bitti, özlem arttı, gözler kısıldı,incecikten bir iç geçirildi… Sonra kendiyle iki kelam edecek gücü bulamadı Şair bey… Yumdu bir daha gözlerini, dudak ucuyla kendiyle dertleşir gibi içten söyledi ” Gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın…”

Şair bey, o gün bilemedi.

Şair bey, o gün 21.Asır’da Şahide’ye sadece yazarak kavuşabilmenin güzelliğini henüz göremedi.

Öyleydi ya hasretlik bir gün lezzete dönüşür, kendine teşekkür ettirirdi.

ŞAHİDE … ( Gelecekten bir hikaye serisi -2-)


1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.