Politika Faizi

0
223

bilindiği üzere politika faizini önce Temmuz ayında 425 baz puan, Eylül ayında 325 baz puan ile toplamda 750 baz puan düşürerek %16.5 seviyesine çekmişti. Yani temmuz öncesi %24 olan eylül ayı itibariyle %16.5 ‘ a kadar gerilemişti. MB ekim ayında yaptığı son toplantı sonrası da 250 baz puan indirip %14’e çekerek herkesi şaşırtmıştı. Öncelikle nedir bu ? Gündemde sıkça yer alan bir konu olduğu için bahsetmemizde yarar olduğunu düşünüyorum., bir haftalık repo ihale faiz oranıdır. Yani bütün bankalar ellerindeki değerli kıymetleri bono gibi tahvil gibi değerli varlıkları teminat gösterir. Bunun karşılığında  MB’nin belirlediği politika faiz oranı üzerinden borç alır. Bu oran ne kadar yüksekse bankanın MB’ına geri ödeyeceği karşılık da o kadar yüksek anlamı taşır. Ve kendisi de tüketiciye, hane halkına veya Kobiler gibi kredi talep edenlere kredi verirken;  taşıt, ihtiyaç veya konut kredisi gibi kredi ekipmanlarını daha yüksek bir faiz oranından vermeye başlar. Faizler düşse de sadece devlet bankalarının kredi faizlerinde indirim yaptığını gördük. Özel bankalar çok az da olsa düşürmüş olsa da bunun tüketiciye fazla yansıdığı söylenemez. Türkiye’ de uzun bir süredir ekonomik bir daralma olduğu çok açık. Fabrikaların kapanması veya küçülmesi buna örnek teşkil eder. Geçen temmuz ayından bu temmuz ayına yapılan araştırmalar 450 bin sigortalı çalışanın işten çıkarıldığını ve 32 bin de dükkanın kapandığını açıkladı. Yerel seçim döneminde hatırlanacağı gibi marketlerde ki ve pazarlarda ki yüksek fiyattan dolayı tanzim satış kuyrukları kurulduğunu ve insanların  bu eziyetleri yaşadığını hatırlamamız gerekiyor. Bir çok AVM deki mağaza, kirasını dolarla ödüyor. Ve kurun yükselmesi ile mağazaların birçoğu  kiralarını ödeyemeyip kapandığını  veya büyük firmaların konkordato ilan ettiğini yakın geçmişte yaşadık. kötüye giderken önce başkanı Murat Çetinkaya, Erdoğan’ın ‘’ faizleri indir’’ talebini gerçekleştirmediği için görev süresinin bitimine 10 ay kala görevden alındığını hep birlikte gördük. Yeni gelen başkanın ilk görevi ve gelmesinin de en önemli sebebi kendi politikalarından çok iktidarın istediği politikaları yerine getirmekti. Faizleri indirerek ekonomiyi canlandırma ve enflasyonu kontrol etme çabası içine girdi. MB’nin de en önemli görevi de fiyat istikrarıdır. MB’nin PP aracılığıyla genellikle 2 tür yolu tercih eder.

Bunlar genişletici pp ve daraltıcı pp dir. Genişletici pp daha çok ekonominin durgun(resesyon) olduğu zamanlarda uygulanır. Para politikasını uygularken para arzını artırırsınız. Daraltıcı para politikasını uygularken genişletici pp nın tam tersine para arzını azaltırsınız. Genişletici pp işssizliği düşürmek için daraltıcı pp enflasyonu düşürmek için kullanılır. Paranın fiyatı faizdir. Genişletici pp uygulanırken para arzı arttığında yani para miktarı arttığında miktar teorisine göre miktar arttıkça fiyat düşer. Yani paranın miktarı arttığında paranın fiyatı olan faizin düşeceğini varsayarak enflasyon yaratır. Ve bu enflasyon tasarrufa neden olur. Artan tasarruflar yatırımları tetikler. Artan yatırım da daha çok iş sahası ve fabrika açılımı demek ve işsizliği kontrol etme minimize etme anlamına gelir. Daraltıcı pp ise para arzı düştüğünde yani miktar düştüğünde paranın fiyatı olan faiz artar. Artan faiz karşısında iç talep düşer ve bu da genel fiyat endeksinin düşmesine neden olur. Türkiye şu an iç talebi, bankaların kredi araçları ile konsolide etmeye çalışmakta. Hem de azalan politika faizi sonrası ortaya çıkabilecek kur artışına engel olmak zorunda kalmaktadır. Kur her yükseldiğinde dış borcumuz artıyor. Paramız değer kaybediyor. İhraç mallarımız ucuzluyor. Bu yüksek kur ortamında  ihraç fazlası vermemiz gerekirken hala ithalata dayalı ihracatımız devam edip sürmektedir. Burada yapılması gereken en önemli noktalardan birisi sürdürülebilir bir ekonomi için üretime önem vermemiz gerektiğidir.

Politika Faizi


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.