POEM SOKAĞINDAKİ CİNAYET

Takvimler 6 Kasım’ı, parmaklar Poem sokağını gösteriyordu. Bir mırıltı vardı sokaktan geçen herkesin dudağında. Önce adımlar yavaşlıyor, bakışlar yoğunlaşıyor. Sonrasında ise o mırıltılar.
Belli ki bir haller vardı Poem sokağında, bir cinayet. Oldukça ilginç bir cinayet öyle ki maktulün avucuna sıkıştırılmış bir şiir mevcut, ölüm bile şiir ile sonlanmış Poem sokağında, el yazısı ile yazılmış.
Yetkililer katilin günlük hayatında sağ elini kullandığını öne sürüyorlar sebebi ise cinayet sol elini acemice kullanan biri tarafından işlenmiş.
Ortaya atılan iddialar sokaktan geçen herkesin fikir ve hayal gücü süzgecine uğrayıp dağılıyordu etrafa. Tehlikeli miydi?
Hayır.
Yetkililer bu sokaktan geçen insanların herhangi bir kesimden olmadığını düşünüyorlardı.
Onların mesleklerine, rütbelerine ve maaşlarına saygı duyuyorlardı açıkça. Bu durum yayılan fikirlerin yetkililerce bir nevi doğru kabul edildiği anlamına geliyor. Gelelim cinayet senaryolarına,
‘Maktul şair, katil de bir şair. Yalnızca şiir yazmak istediler’ oldukça ses getiren bu iddia bir o kadar da ürperti yarattı.
Bir diğer senaryo ise klasik bir yasak aşk,
‘Maktul âşık, katil de maktulün eşine âşık.’ Böylesine bir cinayete sebep olabilecek aşkı kimse ömründe görmemişti. Bu iddia da ses getirdi fakat çoğunluk ihtimal vermedi.
Öteki senaryo yine çok ses getirdi hatta Poem sokağı sakinlerini ikiye böldü.
‘maktul şiirden uzak, katil ise bir şair.’ Bu senaryoyu ortaya atan kişi Poem sokağında ne denli bir yıkım yaratacağından habersiz öylesine birisi olabilirdi veyahut olacak şeylerden haberdar bilgili bir kişiydi.
Senaryolar kendilerine kendilerince bir yer bulurken, ceset sokaktan çoktan kaldırılmıştı.
Maktul ardında bir sır daha bırakmıştı, Poem sokağı sakinlerinin hepsi günlük hayatında sağ elini kullanıyordu.
Katil herkes olabilir.
Akıllarda dolaşan onlarca sorunun üzerine bir de maktulün avucuna sıkıştırılmış şiir eklendi.
Bu sokaktaki herkes şiir yazıyordu.
Katil herkes olabilir.