Özgür Bir Kuş Gibi

0
1833

Doğum günü pastasının üzerindeki mumları üflerken içinden geçirdiği dileği hatırlayıp gülümsedi Seher. Yorgun bedeni en sonunda yatakla buluştuğu için mutluydu ve uyumadan önce birkaç dakika, gün içinde olup biteni düşünmek istiyordu. Ne de olsa her sene kutlanmıyordu doğum günü.

Ne kadar da çocukça bir dilekti. Harcamakla bitmeyecek kadar çok para, kimsenin neye benzediğini bilmediği ama ısrarla istediği huzur, umudunu hiçbir zaman yitirmeyenlerin ütopik dileği dünya barışı dururken, Seher gitmiş bir kuş gibi özgür olmayı dilemişti. Bir geceliğine de olsa, bir kuş gibi göklerde süzülmeyi, özgürlüğün o eşsiz keyfine varmayı, yeryüzünün pisliğini damarlarından atabilmek için, oksijenin en çok bulunduğu irtifalara çıkabilmeyi istemiş, bunun içinse, yalnızca bir geceliğine kuşlar gibi olabilmeyi dilemişti. Fazlasıyla masalsı bir dilekti bu.

“Artık çocukluğu bırakmalısın Seher. Baksana kaç yaşına geldin!” diye çıkıştı kendine. Yatağında hafifçe doğruldu. Başını yatağının hemen yanındaki pencerenin pervazına dayadı. Bahar yağmuru cama vururken, gözlerini yumdu. Dışarda esen rüzgârın, içinde estiğini hayal etti. Yağan yağmurun ruhunu ıslattığını düşledi. 

“Evet,” dedi. “Ben özgür bir kuşum. Fakir bir ailenin, küçük yaşta çalışmaya başlamış çocuğu değilim. Annesinin yanında, sabahın erken saatlerinde yollara düşüp, akşama kadar temizlik yapan ben değilim. Başkalarının kirlerini temizlemek için kendi ellerini kirleten o kız çocuğu ben değilim. Ben özgür bir kuşum. Kimsenin değil, kendi isteklerinin peşinde koşan, ruhu hür, arzuları hür bir kuşum. Kanatlarının kırılmasından korkmadan havalanan, yarın ne olacağını düşünmeden bugünün tadına varan, gözlerini mavi gökyüzünden ayırmadan hepimize bahşedilen havayı ciğerlerine çeken özgür bir kuş…”

Yağmur hızlanmıştı. Seher gözyaşlarını eliyle silip, yastığa başını koydu. Uyuması gerektiğini biliyordu, yarın sabah erkenden yine işe gideceklerdi. Evlere temizliğe giden annesine yardım ediyordu. Bu şekilde işi öğrenecek, birkaç sene sonra kendi başına temizliğe gidebilecekti. Kariyerindeki merdivenleri bu kadar hızlı tırmanmayı o istemiyordu. Kaderi buydu. Daha doğmadan babasının kazandığı asgari ücretin rakamlarıyla alnına kazınmıştı bu kader.

Gözlerini hiç açmadan, annesinin öğrettiği duaları okudu. Her zaman şükretmeyi bilmeliydi.

Yorgun bedeni uykuya yenik düştü. Sabah uyandığında hatırlamayacağı düşünde, gökyüzünde kanat çırpan bir martıydı.

Özgür Bir Kuş Gibi


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.