Otomatik Portakal Okuyucuyu Neden Bu Kadar Etkiliyor?

3
1493

Öyle bir kitap ki, isyankârlığın ne boyutlara varabildiğini, eleştirinin en son noktasını satır satır okuyorsunuz ve her sayfayı şaşkınlıkla çeviriyorsunuz. Tamamen şiddet üzerine kurulu bir hikâye ve amacı okuyucuyu rahatsız etmek. Kitabı daha iyi anlamak için yazarın hangi şartlarda yazdığını bilmek gerekiyor bence.

Anthony Burgess, bir gün tedavi şansı olmayan bir beyin kanserine yakalandığını öğrenir ve doktorlar ona bir yıldan az ömür biçmiştir. Bunun üzerine oturur ve karısının geçimini sağlamak için roman yazmaya başlar. Bir yıl kadar kısa bir sürede tam beş buçuk kitap yazar ve tanınan bir yazar olur. Bu arada teşhisin yanlış olduğu anlaşılır.

otomatik-portakal-300x138

Ben, yazarın nasıl bir psikolojiyle yazdığını öğrendikten sonra kitabı okumaya başladım. Zaten daha önce kitap yorumlarında, rahatsız edici derecede şiddet içeren bir kitap olduğunu hatta okumayı bırakanlar olduğunu görmüştüm ve bunu bilerek başlamıştım. Ben okurken hiç rahatsız olmadım çünkü sürekli yazarı anlamaya çalışıyordum. Bana göre hayranlık uyandırıcı bir dili vardı ve okuduğum distopik romanlar içinde en uç noktadaydı.
Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam eğer, geceleri sokaklara dehşet saçan gençler ve onların başından geçenler anlatılıyor. Bu gençler gündüzleri okula gitmelerine ve sadece on beş yaşında olmalarına rağmen geceleri içlerinden çıkan şiddet eğilimi ve yapabildikleri insanı hayrete düşürüyor. Amaçsızca insanlara zarar veriyorlar. İçtikleri uyuşturucu maddeler yüzünden kendilerini büsbütün kaybediyorlar ve kurdukları çete ile soygun, gasp, tecavüz gibi her türlü suçu işliyorlar. Kendine has argo dili olan bir anlatıcının ağzından dinliyorsunuz olanları ve her bölümde bu iş nereye varacak diye merakla okuyorsunuz.

Son olarak yazarın kitabını anlatırken yaptığı bir açıklamadan bahsedeyim. Sanırım bu sözü, kitabı yazarken amacının ne olduğunu bizlere yeterince açıklayacaktır.

“Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…”

Buradaki “kılıç kadar keskin olan kalemim” sözünün ne anlama geldiğini kitabı okuyunca anlayacaksınız diyor ve keyifli okumalar diliyorum.

3 YORUMLAR

  1. başucu kitaplığıma eklenmişti ama bu yazıdan sonra sanıyorum elimdeki kitap biter bitmez okumaya başlıyacağım. Kaleminize sağlık..

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.