Ölüme Dair

0
333

Ölümü tanımadığım doğru, kimseyi kaybetmedim ben. Bir yıl önce liseden bir arkadaşım için verdiler ilk ölüm haberini bana. Belki cenazesine katılmadığım için belki de yakıştıramadığımdan hala inanmam onunla aynı şehirde olup toprağın altını ve üstünü paylaştığımıza. Bazı şeyleri anlatmak için hissetmek yetmez mi ben de hissediyorum ölümü üzerimde. Birini kaybedince mezarlıkları seversin diyorlar, sevilir mi? Bilmiyorum. Ölüm deyince üşüdüğümü biliyorum ben. Sırtımdan esip parmak uçlarıma kadar üşüten rüzgârı. Bir sesi de var bence sadece kaybedenlerin duyduğu. Bundandır mezarlıkların bu kadar sessiz oluşu. Kim bilir kimin sesi, iniltisi kaplıyor yeri göğü de insanız, aciziz duymuyoruz. İtiraf edeyim korkuyorum da. Kaybetmek, birinin olmayışı, onun olmayışı… Yerine kimi koyduğunuzun önemi yok herkes için var değerli birileri. Düşünsenize sabah uyanıyorsunuz yanınıza değil, arıyorsunuz ama telefonu hiç açılmıyor, elleri bir daha size hiç dokunmayacak, adınız, adınız onun sesinden hiç anılmayacak. Nasıl korkmayayım ki bunları düşünüp? Küçükken ya annem ölürse diye ağlayarak uyuyan bir çocuk gibiyim bazen, uyurum ve tüm dünyaya olan öfkem geçer. Sabah uyanınca ilk baktığım annem olur. Bu olmayış, bu kaybolma, ölüm bizi ne kadar da kendimize hapsediyor.
Buna rağmen kazıklar çakıyoruz dünyaya, bedelini ödeyemeyeceğimiz şeyler yapıyoruz insanlara acımadan, kırıyoruz sevdiklerimizi ve çok çok uzaklara gönderiyoruz kalplerimizi. Bazen sadece rüyalarda görecek kadar özlüyoruz birbirimizi. İlk gördüğüm anda sarılacağım diyoruz ve duvarlar örüyoruz ona çıkan yollara. Nasıl da yalancıyız aynalara.
Şimdi niye mi bahsediyorum bunlardan? Biri var, kilometrelerce uzakta hastane odasında uyandıramadıkları. Çocukları olanlardan habersiz uyumaya çalışıyor geceleri. Eşi bulduğu her kuytuda ağlıyor. Adım başı yakını sarmış koridorları. O uyanmıyor. Uyanmıyor ama gitmiyor da. Belki o da korkuyor, belki kötü rüyalar görüyor, belki uyanmak istemenin ne demek olduğunu bile unuttu. Onun için yazıyorum. Ben ona yazıyorum ama siz herkese söyleyin. Cemal Süreya yanılıyor; kuşlar kısa, hayat uçuyor. Tutun ve kim varsa gitmesini istemediğiniz söyleyin. Zaman bu, hiçbirimize acımıyor geçerken. Biliyorum binlerce kelime toplanır isteseniz dilinize: Seviyorum, gitme, özür dilerim, teşekkür ederim… Hangisi lazımsa size alın ve söyleyin.
Ben de seni özledim bil istedim.

Ölüme Dair


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.