Öğrenecek Çok Şeyimiz Var

4
140

 ”Sevdiği kızın sokağındaki köpeğin gözlerinden öptü mecnun. Bu, psikologlara göre bir davranış bozukluğu; Edebiyatçılara göre ise önünde şapka çıkartılacak bir davranış.

İnsanlar, acılarını dindirmek, yaralarını iyileştirmek ve kendilerini daha huzurlu ve mutlu hissetmek için onlara zarar veren şeyleri hayatlarından bir bir uzaklaştırır hatta ve hatta tamamen yok ederler… Bunu yapanlar aklı başında, normal insanlar… Ama bilin bakalım kim bu insanlardan olmayıp da onların yaptığının tam tersini yapıyor? Tabi ki de ben.

Bana verdiği tüm hediyeleri odamdaki bazanın altında saklıyorum. Bana çizdiği resimleri, küçük şişelere koyduğu notları, hırkasını, tişörtünü… Yani birlikteliğimizden bu yana ne varsa hepsi orada duruyor. Normalde terk edilen hatta ve hatta aldatılan insanın bunların hepsini yok edip geçmişe takılmadan geleceğe doğru yol alması gerekmektedir ama nedenini bilemediğimden ben onlara dokunmaya bile kıyamıyorum. Aslında birazcık derine indiğimiz zaman onların atmamamın diğer sebebi ise benim onu unutmak için sevmiş olmamam. Ben onu hayatımın merkezine koydum, tüm yaşamımı ona göre endeksledim. İslamiyet öncesi dönemde medet umulan bir put gibiydi benim için o… Sanki ben tek başıma aciz bir varlıkmışım da onun sayesinde böyle biri oluyormuşum. Bu aptalca sebebe kapılmamın tek sebebi; onun hayatıma çok küçük yaşımda ve sevgiye, aşka en muhtaç olduğum anda gelmesi. Keşke gidişi de gelişi gibi güzel olsa diyorum kendi kendime… Keşke o veda cümleleri yerine bir kaç güzel iltifat duysaydım ondan. Hele ki beni sevmediğini söylediği o an var ya…. İşte ben o an öldüm de dirilemedim. Ama ben yine de onu beklemekten vazgeçmeyeceğim. Kim ne derse desin umurumda değil. O hediyelerin her birini de ölene dek saklayacağım, saklayacağım ki gelsen de gelmesen de nasıl bir mücadele verdiğimi ve sonunda neler öğrendiğimi unutmayacağım.

Ben, sevenin sevdiği kadar sevilmediğini öğrendim seninle. En güvendiğimiz insanların bile bizi yarı yolda bırakabileceğini öğrendim seninle. Ve bunun gibi nice kötü ama bir o kadar da önemli şeyler öğrendim seninle, o yüzden bunlar için sana özel bir teşekkür borçluyum. Bu arada, ben de sana çok şey öğrettim onları es geçmek olmaz. Mesela ben sana bir kadının en güzel nasıl sevilebileceğini öğrettim. Bir babanın kırdığı o her bir saç telinin öperek, koklayarak nasıl tamir edilebileceğini öğrettim. Saçlarını okşayarak ben uyuttum seni dizimde. Bunları hiçbir zaman inkar edemeyeceksin. Ama sana hiçbir zaman ”gitme’ ‘diye yalvardığım kadar yalvarmayacak, dilim de tüy bitene kadar da laf anlatmayacağım çünkü onca lafın üzerine sen çekip gittikten sonra ben şunu anladım; Ne kadar anlatırsan anlat, anlattıkların karşındakinin anlayacağı kadardır.

Bir gün karşılaşacağız seninle bir sokağın soğuk ve yalnız köşesinde. O şaşkın bakışlarını yüzümde tekrar göreceğim… Sonradan kendine gelip ufak bir baş selamı vereceksin bana ve ben de sana bir mukabele öyle yapacağım lakin yerinde benim olmam gerektiği ama olamadığım o adamın yüzüne bile bakmayacağım. Ve siz arkanızı dönüp gittikten sonra ikimizin şarkısı çalmaya başlayacak yüreğimin en dibinde ve nakaratta şöyle diyecek;

”Oysa ben bu gece yüreğim elimde, sana bir sırrımı söyleyecektim. Şu mermi içimi delmeseydi eğer, seni alıp götürecektim”

4 YORUMLAR

  1. Kardeşim tebrik ederim yazılarını hep okuyorum çok içten , sıcak bir şekilde yazıyorsun ne zaman senin yazılarını okusam sanki kendimi ve ilk ve son sevdiğim kızla ilgili anılarım depreşiyor sevmek kadar güzel birşey yok sen ve ben bunu en iyi şekilde yaşamışız ama kader her sevmenin acı bir ayrılışı vardır .

    • Çok teşekkür ederim. Düşünceniz beni çok mutlu etti. Elbette her insan bir takım yaşanmışlıklar içinde bulunur. Kimisi bu durumu yazıya döker kimisi içine atar. Ama her ne olursa olsun pes etmemek lazım çünkü en karanlık an şafak sökmesine yakın olan andır.

  2. Eğer bu hikaye gerçekse ve bunlar yaşandıysa o kız sana geri dönse kabul eder misin?
    Benzer olayı bende yaşadım da hani fikir amaçlı soruyorum..

    • Size şunu açıkça söyleyebilirim ki yazdığım yazılar ve yazacaklarımın ana malzemesi yaşadığım olaylar. Yani sizin okuduğunuz o kurgu yazılar aslında benim hayatım. Ben kendi hayatımı olduğu gibi anlatmayı sevmiyorum,kurgulaştırıp yazmak beni daha mutlu ediyor ve kendimi böyle daha mutlu hissediyorum. O kızın bana dönme olayına gelirsek şayet gelse de kabul etmem ki bana geri dönmek de istedi. Geri dönse bile o artık eski o değil ki. ”Aynı dereden iki defa yıkanamazsın” sözü bu duruma en güzel cevaptır. Ve şunu asla unutmayın ki ”SİZİ BUGÜN YARIM BIRAKAN YARIN TAMAMLAYAMAZ”

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.