Ocak 15 Gecesi’

0
124

Hayatın bize kara bulutlar sunduğu bir dönemden geçiyoruz bence çoğumuz.

Son yıllar hepimize uğursuz geldi!

Sokağa her çıktığımızda görüyoruz kaldırımdan taşan insanların yüzlerindeki mutsuzluk maskelerini.

Kimse yaşadığı hayattan memnun kalmıyor bu çağlarda.

Herkes kaçırıyor ellerinin arasındaki güzellikleri.

Hep daha fazlası arzusu yüzünden.

Hayat dediğimiz sonu ne zaman gelecek bilinmeyen bu macerada koşuşturmaların arasında kendimizi göremememiz en  büyük sorunumuz.

İnsanların makineleşmesi, teknolojiye düşkünlük, kelimelerden kaçış, insanlardan kaçış..

Durup bir bakın mesela;

En son ne zaman kendinizi şımarttınız?

Hiç beğendiğiniz bir kitaptaki sizi yansıtan o cümlenin altını çizerken kalemin oluşturduğu o uzun çizgi sizin hayatınızı düşünme süreniz oldu mu?

Kendine bir alan yaratıp okuyan, çizen, yaratan kaç kişi kaldı?

Günlük temponun yorgunluğuyla hepimizin oluşturduğu bir rutinde kaybolup gidiyor günler.

Ev, iş, televizyon, dizi, uyku, iş, ev…

Bu kısır döngüde kaybettik insanlığımızı.

Ama bazılarımız doğuştan kaybetmiş iyiliği.

Ve ne yapsak söküp atamıyoruz içlerindeki kötülüklerini.

Her gün sevgimizle suluyoruz topraklarını, yetmiyor.

Karanlık yüzlerini maviye boyuyoruz, bir yağmur damlasıyla akıp gidiyor.

Aşkı öğretmeye çalıştıklarımız inatla öğrenmeyi reddediyor.

Bunların tek zararı bize dokunuyor, küsüyoruz hayata.

En çok da kendimize..

Kendi benliğimize olan saygımızı yitiriyoruz.

Kendi karakterimizi zedeliyoruz.

Bir sabah uyandığımızda aynada gördüğümüzü tanıyamamamız bu yüzden.

Ve insanın kendine açtığı yaraların kabuk bağlaması diğer yaraların kapanmasından  çok daha fazla zaman alıyor.

Bu yaralarla yaşamaya alışmak ise, nefessiz kalma hissi..

Oysa günümüzde ihtiyacımız olan pahalı kıyafetler, lüks arabalar, son model telefonlar değil ki.

İnsanın kendine yaratacağı birkaç metrekarelik bir alan, kelimelerinde kendini bulacağı birkaç başucu kitabı, şiirlerinin derinliğinde kaybolacağı birkaç şair, ona aşkla bakan bir çift göz, rahatça sırtını yaslayacağı birkaç arkadaş ve ellerini hep omzunda hissedeceği bir aile.

Sahipken değerini bilmeliyiz bunların.

Yalnız doğar yalnız ölür ama yalnız yaşayamıyor insan bu hayatta.

Naçizane bir tavsiyeyle sonlandıracağım yazıyı;

Yüzünüzde tek bir tebessüm oluşturan ve baktığınızda size ayna görevi görecek ne varsa hayatınızda tutun sımsıkı.

Paranın, lüksün, teknolojinin, 21.yüzyılın canı cehenneme!



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.