Ninni ve Kadın  Ninniler, çocukları uyutma amaçlı söylenen ezgili türkülerdir. Türk halk edebiyatında oldukça önemli bir yere sahiptirler. Aslında ninnilerin çocukları yalnızca uyuttuğu fikri yanlıştır. Ninniler hem çocuğun uykusuna hem de zihinsel gelişimine oldukça faydalıdır. Bebeklere dinletilen ninnilerin kelime haznesine katkısının yanı sıra somut-soyut kavrama becerilerine de fayda sağladığı bilinmektedir. Ninniler yıllardır Türk geleneğinde varlığını sürdürse de günümüzde dijital ortam ve kentsel yaşam etkisi ile üretimi annelerden ziyade internete yayılmıştır. Kırsal kesimde yaşayan bir anne bebeği ile akşam oturup dertleşme niyetiyle ninni söylerken, kentsel yaşama adapte olmuş, yoğun hayata sahip bir anne bebeğine bu şekilde vakit ayıramaz. Bu anneler genelde bebekleri için bestelenmiş hazır ninnileri kullanır. Yani ninni üretmek yerine üretilen ninnilerden yararlanırlar. Bu noktada şehirleşmenin ninni kültürüne bir noktada kısıtlama getirdiği söylenebilmektedir.

Kırsal kesimde kadın figürü genelde fazla söz hakkına sahip olmayan, bastırılmış olandır. Baba evindeyken, o evdeki erkeklerin hizmetinden sorumludur. Ardından bir eş bulunur ve evlendirilir. Bu noktadan sonra kadının girdiği evde iyi bir gelin olup yer bulma çabası başlar. Kadın çocuk sahibi olana kadar yabancı konumundadır. Çocuk doğduktan sonra kadın aile üyesi kabul edilir. Eşinden yeterince alaka görmeyen kadın aynı zamanda eşinin ailesi ile de sorunlar yaşar. Bunları anlatacak bir dost bulamayan kadın, gece dizinde salladığı bebeğine içini döker. Tüm yaşadıklarını bebeğe ninni ile aktarır. Bazen bebeğin büyüyüp onu kurtarmasını, yahut kendisine daha parlak bir gelecek çizmesini söyler. Bazı zamanlar ise bebeğine duyduğu sevgiyi ve yanında bulduğu huzuru aktarır. Annenin bebeğine şefkatle yaklaştığı, kendisine yaren gördüğü ninnilerden bir tanesini örnek verebiliriz:

Yavrumun gözleri sürmeli,
Yumuk yumuktur elleri,
Tatlı mı tatlıdır dilleri,
Ninni oğlum ninni ninni
Ninni yavrum ninni!
Küçük küçük ellerin,
Neler söyler dillerin,
Benim küçük askerim,
Yavrum bana yardır,
Onsuz bana dünya dardır,
O benim biricik sevdamdır.

Bu tip ninniler dışında anneler bebeklerinin gelecekte olmasını istediği mesleğe, karaktere ve kurmasını istediği yuva şekline de atıfta bulunabilirler. Kısacası ninniler, annelerin bebekleri ile kurduğu iletişimin bir nevi aracısıdır.
Sonuç olarak ninniler asırlar geçse de eskimeyecek kültürel miraslardır. Hem bebekler hem anneler için senelerce var olmaya devam edecek, kültürümüzü yaşatacak ve nesilden nesle aktaracaklardır.