Neden?

0
89

Şu günlerde zihnimin her köşesinde yankılanan tek soru var. “?” İstediğimiz her yere yapıştırabileceğimiz bu 5N1K üyesi mantık aramanın ve sorgulamanın eşiğidir aslında. Ve sorgulayan insan kimine göre kendini bulmaya doğru yola çıkmışken kimine göre çok yanlış sularda yüzmektedir. Sanki sorgulayıp üstüne gitmek yarayı kaşımak gibi gelir onlara. Yorumlar saf dışı bırakıyorum ve ben kaldığım yerden devam ediyorum. Bir daha geliyor o çarpıcı soru.

“NEDEN?”

Sahi kaç kez baş başa kaldınız bu soruyla? Kaç kez yankılandı beyninizde? Kaçına cevap bulabildiniz? Tamam, genellemeden biraz uzaklaşıp daha özel kılayım. Mesela “Neden yaşıyoruz?” olsun sorum. Nihai amacımız ne? Yeryüzünde bulunma gayemiz yalnızca yeme, içme, cinsellik gibi fizyolojik ihtiyaçlarımızı karşılamak mı? Güdülerimizi doyurmak için, haz almak için mi yaşıyoruz? Farz edelim ki öyle. O “Haz nedir?” diye sorsam. Ya bunların çok ötesinde yaşıyorsak aslında? Bunlar sadece somut deneyimlerse? Ne katıyoruz evrene? -Karbon ve azot dışında.

Hayvanız. Düşünebilme yetisine sahip, huysuz hayvanlarız. Kendimizi çok önemli işler yaptığımıza ikna etmiş bir topluluğuz. Kendi türümüzle bir arada yaşamayı beceremeyen hoşgörüsüz, hoşnutsuz canlılarız.

Caddeler, sokaklar akın akın insan. Hepsi koşuşturma ve bir yerlere yetişme telaşı içinde. Peki nereye? Peki neden? Cevap basit. -Kazanmaya. Zaman kazanmaya, gelecek kazanmaya, para kazanmaya. Tamam anladık, peki sonra? Ulaşmak istediklerimizi ele geçirdik. Mutlu muyuz? İyi mi böyle? Muhtemel cevap “hayır”. Değiliz de zaten.

Fazla uzaklara gidip görmeye gerek yok. Sokağa çıkıp çevrenize göz gezdirdiğinizde kaç tane gerçek gülümseme görüp işitiyorsunuz? Oysa ki emelimize ulaşmıştık ve bunun bize mutluluk getireceğine inanmıştık. Belki mutluluğun yolu buradan geçmemektedir. Yakalamak için kilometrelerce öteye gitmeye, bambaşka ülkelerde güneşi doğurup batırmaya gerek yoktur belki. -Evet kulağa hoş geliyor farkındayım ama bunlarla mı geliyor mutluluk?

Kendimize dönsek. şöyle bir sıyrılıversek düzenden. İçimizi görsek, bizi bulsak. Kalbimize şefkatle eğilip kuşak versek ya. Kendimizi bulsak ya önce. Kendimizi gerçekleştirsek. Tanısak, bilsek, ruhumuzun derinlerine insek de o gizemli taşlara dokunabilsek. Yaşam nedenimizi bulsak da onun için hayatta kalsak. Bu bir duygu olabilir, his olabilir, eylem olabilir. Düşünsek ya sorgulasak. Hani belki o zaman mutluluğu nicele bağlamak yerine nitelde görmeyi, gelmesini beklemek yerine yaratmayı deneriz. Kim bilir belki her şey pırıl pırıl olur. Denemeye değer belki de. Mantığı devreye sokup sorgulamanın hakkını verin. Sonra mı? Işıldayın. Mutlu kalın.

Neden?


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.