MUCİZE?

0
153

“Gecenin körü, sabaha karşı ben geceden daha körken gün aydınlanana dek tek bir isteğimin kabul edilmesi için ellerimi açtım gökyüzüne, dileğimi defalarca üfledim avuçlarıma. Sonra avuçlarımda ki dileğimi savurdum dört bir yana. Gün aydınlandı, gecenin körüne gelene kadar bir çok mum üfledim. Hepsinde aynı umutla söndürülmüş mumları doldurdum ceplerime. Adımlarımı atarken şehrin dar sokaklarında, insanların arasından geçerken yine aynı dilek vardı aklımda. Neyi çok istersek yaratıcı onu vermiyormuş herhalde. Verirse de ulaşılmazlık ekleniyormuş.
Saat gece yarısı on ikiye geldiğinde Cinderella, kül kedisine dönüşüyor. Prenses Fiona gece yarısı yeşil çirkin bir deve dönüşüyor. Benim karşıma da yalancı bir ayna konulmuş, yeşil deve dönüşmediğimi görmüşüm, mucizem gerçekleşti zannetmişim. Zehirli elmayı ısırmışım ama süründürmesini bekliyormuşum. Yaratıcıya darıldım siz benim yerime sorun; madem ben peygamber değildim bana mucize gönderilemezdi, neden böyle olacağını bile bile mucizeye tanıklık ettirdi?
Hepsini tekrar siktir edelim. Geçmiş yıllardan kalan bir beklentim yok iken bu yıl yeni yaş sendromundan kurtulamamışken sarhoş eden bir mucize geliyor, onun da kolu kanadı kırık. Hemşireyiz diye pansumandan çok iyi anladığımızı sanıyorlar. Terzide kendi söküğünü dikememiş, fazla da medet ummayın.”

Şimdi diyecekler ne diyor bu deli? Deli de bilse ne dediğini sorar mıydı etrafındakilere? Sanmam, onlarca delinin arasında yıllarımı geçiriyorum, deliyle deli olunuyor ama akıllının yanındaki de akıllıyım diye geçinmesin. Her neyse mucizemi bulduğum günden bu yana deli gibiyim zaten. Her yana haber saldım, bakın benim mucizem karşımda diye. Karşımda olmasının neyine sevinmişsem, yanımda olamadıktan sonra. İnsan yıllarca beklediği bir şeyi bulunca her ne olursa olsun diyor. Yarasına da eyvallah. Kendinde ki yaralara aldırmadan hodri meydan. Ya sonra? Tekrar mucize isteniyor. Kısır döngü tekrarlanıyor. Bir bakmışsın mumyalanmış gibi her yanın sarılmış pansuman yapılacak diye. Kıpırdayamaz olmuşsun, gidemezsin de. Gördün mü şimdi yarasına da eyvallah demeyi.
Sonra bir fırtına çıkıp seni savuracak ama devrilmemekte ısrar edeceksin. Sonra biri diyecek “Kendine bak önce sonra yarasız mucize iste” diye. O zaman üzüleceksin belki ama hak vereceksin ona. Yarası olmayan mı var. Bu yara muhabbeti döner, uzar gider. Boşver.

“Mucize ömür boyunca beklenen bir şey. Asıl mevzu mucizenin sana gelmesini beklerken seninde ona adım atmış olman.”

MUCİZE?


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.