Minik Adam

1
127

Her zaman takıldığım arkadaş grubumu Ilım ılım esen rüzgarla sahilde bir cafe ‘de beklerken güneşin nasıl kaybolup gittiğini izliyordum. Bulutların arasından öylesine, veda edercesine kayıp gidiyor. Yerini gecenin karanlığına bırakıyordu. O kadar muazzam bir manzara vardı ki karşımda gökyüzü birkaç renk olmuş, sonsuzluğu temsil ediyordu adeta. Tam hayallere dalmış güneşin batışını izliyordum ki, arkadaşlarım yanımda belirdi. Grubumuz üç kişiden oluşuyordu, birbirimizin canından bir parça olmuştuk üçümüzde. Her yere beraber gidiyor, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu. Böylesine dostluk bu zamanda çok zor bulunur derler bizi görenler. Her zamanki gibi, her zaman gittiğimiz cafemizde buluşmuştuk. Bir şeyler içip biraz sohbet ediyorduk. Oturduğumuz cafe denize sıfır bir cafeydi. Havaların soğuk olduğu zamanlarda bile buraya gelmekte ısrar ederdik. Gözümüz deniz gördüğü zaman soğuk falan kalmazdı. Sonbahar artık yerini yaza bıraktığı için daha sık gelir olmuştuk buraya. Yanımıza bir erkek çocuğu belirdi. İsmi Ahmet ‘miş. Mendil satıyormuş. Buralarda hiç görmemişti Ahmeti. Çok masum bir yüzü vardı. Kimse mendillerinden almamış olsa ki morali bozuktu. Onu kırmayıp bir paket aldık. Gözlerinin içi anında gülmeye başladı. Sanki dünyaları verdik ona. İsterse yanımıza oturabileceğini söyledik. İlk önce biraz tereddüt etse de hemen oturdu. Biraz onunla muhabbet etmek istedik, arkadaş olmak istedik küçük dostumuzla. Yedi kardeşinin olduğunu ve evde sadece onun çalıştığını söyledi bize. Okumuyor musun diye sorduğumuzda ise sabahları okula gittiğini akşamları ise mendil sattığını öğrendik. Aksan farkı olduğundan hiç arkadaşı yokmuş. Daha doğrusu onu dışlıyorlarmış, farklı olduğu için. O hikayesini her anlattıkça içimizden bir şeyler kopuyordu sanki. Bizim duygulandığımızı fark etmiş olsa ki hemen moralimizi düzeltmeye çalıştı ve gidip bize çay ikram etti. Kendisi almış. O kadar heyecanlı ve mutlu getiriyordu ki çayları, gözlerinin içindeki ışığı görebiliyordum. Bize çok ısınmıştı, onu diğer insanlardan ayırmayıp onunla dost olduğumuz için çok mutluydu minik adam. O minicik bedeninde kocaman kalp barındırıyordu. Bize, bizlere örnek olması gereken bir çocuktu olgunluğu ve, verdiği yaşam mücadelesi ile. Onu dinledikçe kendimize bakmadan edemedik. O, bu yaşta bu kadar sorumluluğun altındayken bile hayata gülmeyi başarabiliyorken, biz elimizin altındaki onca imkana rağmen her zaman şikayet edecek bir şeyler buluyoruz. Ahmet bu akşam bizi duygulandırmakla da kalmadı, o küçük kalbiyle elimizdekiler ile yetinmeyi de öğretti. Hayatı öğretti. Teşekkürler minik adam!

Minik Adam


1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.