Mektup/4

19 Mart 1984
Al yanaklım, bilmem kaçıncı kez mektup yazışım bu sana. Nice hadiseler oldu hepsini sen duymadan anlattım sana. Ama artık duymalısın beni. Dinlemelisin al yanaklım.
Gözünden yaşı eksik etmeyen bu Ahmet’inin yüreği pamuk ellerini göresi gelir. Bu topraklardaki herkesin hakkı vardır manzaralığını görmeye, ben dışında… Ama artık ben de istiyorum al yanaklım. Emek vermediğim, bir kez olsun sevgiyle bakmadığım o yüzüne bakmak istiyorum.
Radyoda çıkan şarkılara adamak istemiyorum adını, gördüğüm her çiçekte beliren simana bakmak istemiyorum, gözyaşlarının olduğu o mektupları tekrar tekrar okumak istemiyorum. Ben artık o şarkıları seninle, sana adayarak dinlemek istiyorum, gecenin karanlığında mukmir altında bakmak istiyorum simana, kahkahalarının saklandığı mektupları okumak istiyorum.
Kısacası al yanaklım ben, evimize dönmek istiyorum.
Bilemezsin! Kaç kez döndüm köyün yolundan. Bilemezsin! Yalnızca haberini almak için aradım köydeki çocukları. Duydum ki çok sürmemiş köyü terk etmen öyle korktum ki al yanaklım. Adresini bir daha bulamam diye, izini yitiririm diye… Bana açılmasa da kapının varlığı yeterdi.
Seni kendim gibi sandım, geri dönmez köye dedim. Dönmüşsün, hala o çiçekli kapının arkasında gözyaşların ile otururmuşsun. Al yanaklım, hayat verdiğin o kapıya gelmek istiyorum artık. Sana bir hayat da ben sunmak istiyorum.
Kokunu doldurduğun evimizde kulağına bir şiir fısıldamak istiyorum. Şiirliğine şiir katmak istiyorum. Bastığın yerlerde açan çiçeklere su vermek istiyorum. Parmağına yüzük takmak istiyorum…
Şimdi sorarsın o genç hanıma ne oldu diye. Sevda sandığım bir seher yeliymiş al yanaklım, sadece bir seher yeli. Gün batınca geçti esintisi. Senin sağanağın vurdu yüreğimi.
Al yanaklım, güzel yüreklim affet Ahmet’ini.
Çevirme beni geri bu yollardan. Mektubunu bekliyor olacağım.
Ahmet’in, güzel gözlün.