fbpx

Manolya

0
116

Saat 08:35

Uyku tutmuyor. dolu koskoca bir bahçe. Bahçenin arasında kıpkırmızı yanaklı, güneşin ay tenine vurmasıyla daha da güzelleşen ve yemyeşil bakan hayat dolu bir kadın. Anneannem. Manolyaların hafif kokusuyla ve onun benzersiz güzelliğiyle dolu bir rüya. Evet beni uyandıran. Yatağın içinde saatlerdir dönüp duruyorum. İçimi kemiren, anlayamadığım duygu var, çok güçlü bir duygu. Dün geceden yerini başkasına vermemiş terliklerimi giyerken bana neler olduğunu çözmeye çalışıyorum. Yüzümü yıkıyor yinede içimi kemirenin ne olduğunu anlayamıyorum. Aynada tanınmaz halimi görüyorum. Ağlamaktan şişmiş göz altlarımın yanı sıra yüzümün çöktüğünü, paramparça olduğumu görüyorum. İçimdeki acı adeta beni güçlü bir kanser hücresi gibi yiyip bitiriyor günden güne. Evden hızlı adımlarla çıkıyorum. Galatanın o boylu boyunca köprüsünü yürürken galataya hayranlığımı asla gizleyemiyorum. Özeniyorum birazda ona. Uzun yıllar boyunca aldığı darbelere rağmen hala dimdik ayakta, karşımızda. Eminönü’nün dar sokaklarına girerken etrafımdaki onca kalabalığın içerisinde yalnızlık çekiyorum adeta. Yanımdan geçip giden insanlar. Belki gördüğüm, tanıdığım belki de hiç görmediğim. Hepsinin ayrı bir hikayeleri var. Ayrı ayrı paramparça oldukları hikayeler.

İstiklalin o mükemmel galataya çıkan sokağı ilkbaharın gelmesiyle daha da güzelleşmiş, insanların keyfi soğukların gitmesiyle yerine gelmiş.Tüm o kalabalığın arasından acımasızca sıyrılıyor, ait olduğum yere, onun yanına gitmeye çalışıyorum. Tepeden toplanmış saçlarım, salaş kıyafetlerim ve bakımsız yüzümle yürüyorum hızlıca. Herkes bana bakıyor ben ise hiç kimseye. Tek isteğim var, bir an önce ait olduğum yere gitmek. Gidebilmek. Hiçbir şey düşünmeden yürüyorum, yürüyorum. Ona giden yokuşlu yolu tek nefeste çıkıyorum, buruk bir mutlulukla. Ve işte orada üzerinde en sevdiği çiçeklerle orada yatıyor. Onu ilk defa görmüş gibi mutlu oluyorum. Evet evet artık yanındayım. Mezarlıkta. Ait olduğum yerde. Toprağına sımsıkı sarılıyorum. Derdimi anlatıyorum, dermanım oluyor. Acılarımı alıp götürüyor, ağlayamıyorum bile. Yanına uzanıyorum eski günlerde olduğu gibi. Mümkün olmayacağını bildiğim halde sarılsın istiyorum bana. Ve orada uyuyorum, ait olduğum yerde.
Sonra bir ses;

Uyan ben buradayım manolya!

Manolya


YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.