Limoncino Ajans

0
67
OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Limoncino ajansa ilk geldiğim günden bu güne tamı tamına 1 yıl 5 ay geçmişti. Ama ilk geldiğim günü dün gibi hatırlıyordum. Ne büyük heyecanlarla ve tutkularla bu iş yerinde çalışma hayalleri kurduğumu, geleceğe umutla baktığımı…
Ajans ortamının tozunu yuttuğum ilk gün anladım buraya koşar ayak geleceğimi, her gün büyük bir mutlulukla çalışacağımı.
Dünya iyisi karaktere sahip bir patronumun olacağını anladığımda kendi kendime “ben buraya daha önce neden gelmedim ki” dediğimi hatırlıyorum.
İşe başlayalı 1 ay olmuştu ama ilk 2 hafta markayı tanımakla, neler yapabileceğimi anlamakla geçiyordu sadece. Günler günleri bu şekilde kovalarken, her iş yerinde bulunan zehirli otlardan bir iki tanesinin de bizim ajansa düşmüş olacağını akıl edemedim ben tabii ki.
Gel zaman git zaman benim bu işe başvurmama dolaylı yoldan da olsa vesile olan sevgili Bayan Pilatesin gerçek yüzü ortaya çıkmaya başlamıştı bile. Ortama yeni gireni hemen kabullenemeyen sevgili Limoncino ajans çalışanları ile daha doğru dürüst iletişim kuramayan ben, kendi içimde korkularımı yaşamaya çoktan başlamıştım.
Bayan pilates ajansın müşteri temsilcisi olarak 1 buçuk yıldır buradaymış. Patronumuz Serin Sular beyin yumuşak kalpliliğini kendi kötü emelleri için çok kullanmışlığı var kendisinin. Sevgili patronumuz tüm büyük markaların yükünü Bayan Pilatesin sırtına yüklediği için ve ajansın büyük işlerinin sorumluluğunu da kendisine teslim ettiği için, Bayan Pilates’in kafa “Ben bu ajansı parmağımda oynatırım” triplerine girmiş çoktan.
Böylece üzerine basılacak ilk böcek de, daha önce ajans deneyimi olmayan ve işine heyecanla tutunmak isteyen masum sosyal medyacı (Ben) oldu.
Her geçen gün dili, tavrı daha da sertleşen bir müşteri temsilcisinden, markayı tanımaya çalışıyordum, ama kendimi ne kadar zorlasam da olmuyordu. Bunlar da yetmezmiş gibi ajans içi sosyal ortamımızda beni gidilecek ortamların dışında bırakmak için elinden geleni yapıyordu.
İlk başlarda ben mi yanlış düşünüyorum, hep olumsuz mu düşünüyorum acaba diye kendimi çok sorguladım ama nafile. Ardı arkası kesilmeyen mobingler sayesinde Bayan Pilates’den git gide nefret etmeye başlamıştım bile.
Tabii ki her kötü karakterin bir başı olduğu gibi, bizim kötü karakterimizin başında olan bir Bayan Babu mevcuttu. Bayan Babu ile benim pek bir işim olmadığından dolayı kendisi bana bulaşmazdı. Zaten azılı baş düşmanım yanıma başımda oturuyordu, daha ne olsundu.
Ben yavaş yavaş markayı tanımaya başlamış, işlere adapte olma evresine geçmiştim. Bu süre zarfında müşteri temsilcimiz Pamuk şeker ile daha da samimi bir arkadaşlık kurmuştum. Hatta sevgili Art Direktörümüz zeka dehası Kızılkayalar bile beni benimsemişti. Bu sağlam dostluk ilişkilerim her geçen gün artarken, işlere adapte olma seviyem daha da geriye gidiyordu. Sebebi, Bayan Pilates’in bitmek bilmeyen homurdanmaları ve arkamdan iş çevirmeleriydi tabii ki.
Günlerden bir gün, sosyal medyasını aldığım güzide markamın iş toplantısına Bayan Pilates ile birlikte katıldık ve toplantı erken bittiği için Kadıköy’ün sakin sokak aralarında bir bara oturup mesai saatimizi doldurmaya karar verdik. Bayan Pilates’in içelim güzelleşelim ısrarı üzerine ben 4. biramı yudumlarken, kendisi 8. birasını yudumluyordu ve hava çoktan kararmıştı.
Saatlerdir bitmeyen alkolümüzün konusu ise ajans çalışanları ve onların eksikleri, hataları üzerineydi. Bizim Pilates kızı her kadehte anlattı da anlattı. Ama işin garip tarafı şu ki, kendisi ajans çalışanlarının tamamından nefret ediyor ve resmen içini kusuyordu bana. Bol gıybetli sohbetimiz o gece masamıza erkek arkadaşının da katılmasıyla sona erdi.
Dün gece saatlerce bütün ajansın gıybetini ağzından dinlediğim Bayan Pilates, bugün herkese balım tatlım diye iş veriyordu. Ne yapmaya çalıştığını henüz anlamasam da, aklımda binlerce soruyla günü geçirdim. Acaba insanları bana mı kötülüyor? Beni de diğer insanlara böyle mi anlatıyor? Peki neden hem insanları aşağılayıp hem de onlara sizi çok seviyorum izlenimi veriyor? Bir türlü anlayamıyordum.
Birbirini ardı ardına kovalayan yoğun çalışma dönemine girmiştik. Her öğlen yemeğinden sonra Pamuk Şeker ile Türk kahvesi ve bol sohbetli saatlerimiz olurdu. Sevgili Art Direktörümüz Kızılkayalar nadiren de olsa aramıza katılırdı, sohbetimizi efsane esprileriyle daha da şenlendirirdi.
Bu hoş sohbetli zamanımızın içerisinde, bayan pilates ile ilgili konuşmalarımızın başladığı esnada hep bir ağızdan yaşadığımız bir aydınlanma ile uyandık. Meğerse toplantı sonrası biralarımızı yudumladığımız gün yalnızca bana şikâyet etmiyormuş. Beni başkasına, başkalarını bana derken herkesi birbirine karşı doldurma çabası içindeymiş.
Bütün ajans arasında bu durumun ortaya çıkmasıyla birlikte her geçen gün sinir ve tahammül kat sayımızın azaldığı bayan pilates’i artık aramızda istemediğimizi fazlasıyla belli eder olmuştuk. Tabii ki kendisinin tek koruyucu meleği de bayan babu’ydu.
Artık yemek molalarında bizden ayrı yemeğini yiyen, bizimle hiçbir şekilde aynı ortama giremeyen bir hale gelmişti. Attığı iftiralardan dolayı yüzümüze bakmaya o kadar çekinir oldu ki, en sonunda istifa etmeye karar vermişti.Patronumuz serin sular her ne kadar bu duruma karşı çıksa da, o bile bu durumun özür dilemediği sürece düzelemeyeceğini sonunda farkına varmıştı. Bayan pilates’in alp dağlarını aşan yüksek egosundan dolayı özür dilemeyeceğini hepimiz biliyorduk ve bu yüzden gitmesinin hepimiz için iyi bir karar olduğunu düşünüyorduk.
1 ay içerisinde işlerinin devir teslimini tamamladıktan hemen sonra aramızdan ayrıldı. Kendisinin arkasından yasını tutan ve ajans ortamında “ben patron olmalıydım” psikolojisini üzerimizden eksik etmeyen bayan babu’da kısa bir süre sonra limoncino ajansa veda etti.
Bu vedanın üzerine limoncino ekibi kendi içinde bir aydınlanma, bir ferahlama hissederek arkadaşlık ve ekip ruhunu daha da güçlendirdi. Adeta samimiyetin dibine vurmuş bir ekip olarak, en huzurlu ve en gıybetsiz zamanların tadını çıkarıyorduk. Artık içimizi kemiren şüpheci gıybetler ve huzursuz bayan pilates sendromu sona ermişti. Ajans çalışanları olarak iş hayatımızda tertemiz bir sayfa açmıştık. her şeyin daha güzel ve daha temiz olacağına inandığımız bu güzide dönemde, işlerimizin yoğunluğu da iç iletişimimizi daha da güzel bir hale getirmişti.
Sevgili patronumuz serin sular her ne kadar bu gıybet yüzünden aramızdan ayrılan bayan pilates’in iyi niyetini savunsa da, artık o da emindi her şeyin daha güzel olacağına. Müşteri temsilcisi açığımızı kapatma süresi içerisinde ben ve pamuk şeker müşterileri bölüşerek, geçici süreliğine işleri teslim almıştık. Fakat yoğun mailler ve huysuz damperli a.ş. müşterimiz yüzünden ciddi huzursuz dönemlerimiz de oluyordu.
Serin sular bey bir an evvel yeni bir müşteri temsilcisini işe almalıydı. Keza bir sosyal medyacının müşteri temsilciliğinde ne denli zorlanabileceğini çok açık ve net anlamıştım artık. durumu kendisi de farkında olan patronumuz yoğun iş görüşmeleri içerisinden ekibimize katılacak olan bukleli hanım’ı işe aldı.
İş görüşmesine ilk geldiği günü hala hatırlarım… Allah’ım bende olmayan o güzelim uzun boyu ve fiziği bu güzel kıza bağışladığın gibi bir de benim hep isteyip de elde edemediğim kıvırcık saçımın buklelerini de bu kızcağıza vermiş demiştim. Hayatım boyunca cesaret edemeyeceğim bir sürü renkli dövmelerini de ayrıca sevmiştim.
İlk iş görüşmesinde hiç tanışmadığımız bukleli hanım’ı ben ve pamuk şeker çok sevmiş ve ısınmıştık. Bu fikrimizi serin sular ile paylaştığımızda kendisi “bu kadar renkli dövmesi olan bir kızı işe almanın pek doğru olmayacak” gibi bir yorumda bulundu. Biz ise kızın güler yüzlü ve pozitif enerjisine tav olmuştuk.

Şimdi hislerimizin ne kadar doğru olduğunu daha da iyi anlıyorum. Serin sular bey onca görüşme arasından elbette ki doğru kararı vermiş ve bukleli hanım’ı işe almıştı. Kısa sürede aramıza karışan bukleli hanım işleri kıvrak zekâsı sayesinde hızlıca ele alarak, içimize karıştı. Artık gerçek bir ekip olmuştuk.Ayağının tozunu sürüyerek gelmiş olsa gerek ki, yeni müşterileri de peşinden sürükledi diyebiliriz. Yoğun çalışma dönemi içerisinde kendimizi kaybettiğimiz bu günlerde her şey tam da olması gerektiği gibi gidiyordu. Hatta işlere yetişemediğimizi düşünerek bir deneyimsiz yazar almaya bile karar verilmişti ki bu sayede hayatımıza daha da renk geleceğini bilemiyorduk.

Limoncino Ajans


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.