Likelamak ya da Likelamamak İşte Tüm Mesele Bu

0
346

”. Çok tanıdık geliyor değil mi ? Tek bir kelime tüm kişiliğimizi, hayatımızı ve ilişkilerimizi ele geçirmiş durumda. Artık tüm hayatımız, tüm fikirlerimiz “beğendim” ya da “beğenmedim” üzerinden ilerliyor.

Bir günlük süreç içinde yaptığımız her türlü şeyi, kendi irademizle insanların gözleri önüne seriyoruz. Asıl korkunç olan da bu; hiçbir baskı altında kalmadan bunu bile isteye kendimiz yapıyoruz. Bununla da kalmıyor, tüm ilişkilerimizi çoğunlukla ile sınırlandırıyor ve ilişki derecemizi bahsettiğim o sihirli tek kelimeyle belirliyoruz aslında. Sıkı takipçimizse, her paylaşımımızı beğeniyorsa o kişiyi hemen “aramın iyi olduğu insanlar” “sevdiğim insanlar” kategorilerine dahil edebiliyoruz. Her zaman likeladığı halde artık likelamıyorsa da “aa fotoğraflarımı beğenmiyor kesinlikle benimle bir sorunu olmalı/aramızda bir sorun olmalı” gibi yargılarda bulunuyoruz. Yani ilişkilerimiz sınırlarını bizim çizdiğimiz sanal bir ağa bağlı. Sınırlarını çizmek derken bu konuya şöyle bir açıklık getirmek isterim ki; tabiki bu denen şey bizden bağımsız olarak var fakat onu hayatımızın ne kadarına dahil edip edemeyeceğimiz, ne kadarlık kısmından yararlanacağımız gibi şeyler bizim elimizde. Sosyal medyayı hiç kullanmayanlar olduğu kadar gününün her dakikasını sınırları içerisinde yaşayanlar da var. İşte tam da bu noktada sınırları içerisinde yaşayanlar da var. İşte tam da bu noktada sınırları biz belirlemiş oluyoruz.

Mutluluğumuz, paylaştığımız şeylere gelen like sayısına bağlı olarak değişebiliyor. Yaptığımız o paylaşımı çok beğenerek içimize sinerek atmış olsak dahi istediğimiz like derecesine ulaşmadığında “yaa demek ki okadar güzel değilmiş, güzel olsaydı bukadar az beğeni gelmezdi” şeklinde düşünerek kaldırıyoruz. Aslında bir bakıma kendimizle olan ilişkilerimiz üzerinde de sosyal medyanın, beğendim-beğenmedim’in etkisinden bahsedebiliriz. Gelen likelar bize kendimizi iyi,sosyal, güzel, mutlu hissettirirken; gelmeyen her beğeni de tam tersi olarak kötü, asosyal, çirkin ve mutsuz hissettiriyor. Peki “biz bunu kendimize niye yapıyoruz ?” diye düşüneniniz var mı acaba ? Kendi kişiliğimizi, kendimiz hakkındaki düşüncelerimizi, duygu durumumuzu tek bir butona bağlayarak sizce de kendimize haksızlık etmiyor muyuz ? “Diğerleri” için beğenilen, önemli, güzel biri olmaya çalışırken kendimizi arka plana atıyoruz. Bizler buna okadar alışmışız, buna kendimizi okadar kaptırmışız ki, anı hissetmek için değil bir fotoğraf karesine hapsedip gözler önüne sermek için yaşıyoruz.

Likelamak ya da Likelamamak İşte Tüm Mesele Bu


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.