KÜRESEL ISINMA

0
99

Hızlı nüfus artışı ve buna bağlı olarak artan enerji ihtiyacı ve bu ihtiyacın yanlış kaynaklarla sağlanması ve sonuç…Sera etkisi, yani atmosferde karbondioksit seviyesinin yükselmesiyle havanın ısınması… Ve geniş çaplı bir ısınma hali… Küresel ısınma… Şu bir türlü kışın gelmemesi, gelen kışın da kış gibi geçmemesinin sebebi… Kısacası ekolojik ve biyolojik dengenin bozulmasının adı. Biz bu sürece nasıl geldik? İşte sorulması gereken soru bu sanırım. Çünkü verdiğimiz cevapları düşünmeye başladığımızda aslında çözüm için de adım atmış olacağız.

İlk önce sorumuzun cevabını 18. ve 19. yüzyılllarda önemli birikimlerle gerçekleşen Sanayi Devrimi’nde aramak daha doğru ve bugünü anlamlandırmamızda yol gösterici olacaktır. Kısaca Sanayi Devrimi, el emeği ile gerçekleşen üretimin yerini, makinelerle gerçekleşen üretime bırakmasıdır. Seri olarak üretilen çok sayıda ürünün ulus ölçeğinden çıkıp yeni nitel anlamlar kazanarak uluslararası ölçeğe taşınması, kapitalist düzeni beslemesi ve düzenin büyümesine sebebiyet veren basamakların ardı ardına çıkılması; sınıflaşmaları, ekolojik ve  sosyal yapıdaki çürümeleri ( şehirlere işçi göçü, çarpık kentleşme, doğanın tahrip edilmesi v.s ) beraberinde getiren kısır bir döngünün içinde insanın kendisini bulmasıyla başlayan ve daha da karmaşıklaşıp dallarının göklere uzanmasıyla tehlike sinyallerinin her geçen gün daha da hisssedildiği bir tükenişe dünyanın sürüklenmesi… Ağaçları kestik kendimize alan açtık fabrikalar, binalar, avmler yaptık, toprağın üstünü betonla kapladık yollar inşa ettik. Dahası yetmedi yetemezdi bu kadar hızla büyüyen nüfusun isteklerine cevap verebilmenin kaygısıyla kendimize yonttuğumuz var olan sınırlı kaynakları sömürdük… Enerjimizi petrolden ve kömürden aldık. Onları bir güzel ısınmada, ulaşımda, üretimde kullandık.  Havaya salınan zehirliyicilerin farkına varamadık, tutuşturduk atmosferi, ısındı yeryüzü… Kutup buzulları eridi, güneş ışınlarını geri yansıtacak buzlar eridiğinden kutup bölgeleri ısındı. Ama bilemedik ki bu durumun sadece kutup bölgelerini ilgilendirmediğini…Her şeyin birbirine bağlı olduğunu, birinin bozulması bir diğerinin de bozulmasına sebep olacağını bilemedik… Denizlerdeki su seviyesinin erimeler nedeniyle artacağını,kıyı şehirlerdeki yaşamın yerlebir olacağını göremedik… Ağaçları da kesmiştik zaten ne suyu tutacak ne de havaya salınan karbonu tutacak yeşillik bırakmadık ve bırakmamaya da devam ediyoruz…

Halbuki dünya var oldukça bize enerji vermeye devam edecek olan güneş, petrol ve kömürün toplam varlığıyla üretilebilecek enerjiden daha fazla enerjiye sahip bir kaynakken hala neyi zorluyoruz. Canlıların, doğanın dengesini bozmaya hakkımız var mı? Hem de kendi çıkarlarımız için. Daha temiz ve ekolojik sistemi koruyacak kaynaklara(yenilenebilir kaynaklar), uygulamalara yönelmek, gelişen teknolojiyi bu uğurda kullanmak, bizi gelişmişliğe ve var olan her şeyle uyum ve denge içerisinde bir yaşama taşıyacak. Yoksa, fabrikaların,binaların,arabaların varlığı tek başına gelişmişliğin ölçütü değil, kullandığın yakıtının ne olduğu, gelişmişliğin ölçütü olmalı. Çünkü yok ederek gelişemez hiçbir şey.

Tamamen umutsuz değilim aslında, güzel çalışmalar da var. Örneğin, güneş enerjisiyle çalışan arabalar tasarlayan üniversiteler; elektriği güneş panelleriyle sağlayan tesisler; toprağa sahip çıkıp tarımı, ilaçsız daha doğal yollarla ve doğallığı teknolojiyle bütünleştirerek destekleyen insanlar; ağaçların kesilmesinin en aza indirilip kullandıkları kağıdı geri dönüştüren devletler var. Ve var olmaya artarak devam edecekler. İnsanlar bilinçlendikçe, öğrendikçe gelişecek…

Bu dünyanın sadece insanlara tahsis edildiği fikrinden vazgeçtiğimizde, tür ayrımcılığı yapmadığımızda, kendi türümüzle ve türümüzün birlikte yaşadığı başka türlerle ‘yaşam hakkına saldırmadan’ yaşamayı öğrendiğimizde gelişmiş olacağız…

Kim bilir belki de dünyanın bir yerinde kullanılacak bir güneş enerjisi bir kutup ayısını kurtaracak…

 

Her gününüz sevgiyle dolsun…

 

 

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.