fbpx
Ana Sayfa HİKAYE Kırmızı Ruj

Kırmızı Ruj

0
12

 

Ölü bir kentin kokuşmuş sokaklarında ahşap bir evde yaşayan bir kız çocuğu, annesinin odasında raftaki ruja bakıp dursa da ona dokunamaz. Bu ana kadar birçok kez raftaki kırmızı ruj ile göz göze gelmişti. Kırmızı ruju sürdüğünde bedeninin en ıssız köşelerinde kendini zincirleyip gizlenen ruhunun tekrar bedenine sokulmaya başlayacağını biliyordu.

Bu güne kadar ruhunun isteklerini hiçe sayarak yaşamayı denedi ama işe yaramıyordu. Sanatkar, farkında ve sevgili gözlerini etraftaki zararlı, sığ duruşlara karşı çelimsizce kapatmıştı.  Tek yaptığı şey bu inatçı duruşları kabullenmeye çalışarak yaşamaya çalışmaktı. Bedenindeki gizlenen açlık tüm bu çabaları yok sayıp bedenini ruhundan ayırıyordu.

Kız içinde duyduğu sarsıcı isteği daha fazla görmezden gelmek istemiyordu fakat annesinin kızının kırmızı ruj sürme isteği karşısındaki ondan utanan ve reddeden gözleri kızın bu düşüncelerini bastırmasına ve kendisini sorunlu hissetmesine sebep oluyordu.  Annesi kızının kiraz dudaklarının kırmızı ruj ile lekelenmesini istemiyordu. Ailesine ve namusuna laf gelmesini kızının iyiliği için önlemeye çalışıyordu. Kız bunun iyilik olduğuna inanmıyordu. Aksine bu ona yapılan büyük bir kötülüktü. Bu katı tolumun kuralları onu her şeyden, herkesten uzak tutuyordu. İçinde duyduğu sarsıcı isteği daha fazla görmezden gelmek ve çevresi tarafından görmezden gelinmek istemiyordu. Genç kadının düşünceleri gittikçe vahşileşiyordu. Anormal olanın normalleştirilmesi onu sinirlendiriyordu. Düşünceleri adeta batık bir kıl gibi derisinin altında gömülü duruyor fakat gizlenmeye çalıştıkları yerden başlarını kaldırıp seslerini duyuramıyorlardı. Düşünceler ve istekler üzerinde oluşan şeffaf baskı ile derinin altında nefessiz yaşamaya mahkumdu.

Ertesi sabah kız tekrar gidip rujun olduğu rafı seyrediyordu. İçinden rafın bile kendisinden daha şanslı olduğunu düşünüyordu. En azından raf kırmızı ruju taşıyor hatta kızın aksine ona dokunabiliyordu. Kız sadece kaçamak bakışlar ile kırmızı ruj ile göz göze geliyordu. Kendisi ile çelişmesi çok şiddetli bir şekilde devam ederken kültürün onu daha fazla kurutmasına izin vermek istemeyen genç başı önde eğik oturduğu koltuktan kafasını yavaşça kaldırdı. Bu cesaret ile yıkanmış eylem dünyayı değiştirmese de bu genç  için toplumun kurduğu tuzaktan kurtulmanın ilk adımıydı.

Kırmızı Ruj


YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.