KALPTE KALANIN ANISI,  SADECE  7’DEN 15 FAZLASI

Havadaki o yoğun nem uyumamı, beslenmemi ve hatta nefes almamı engelliyor. Hoş uzun zamandır ne kadar o nefesimi çekiyor ciğerlerim bilinmez. Fakat vücudumun kabul etmediğine eminim bunu.

Bir hastalığınızın olduğunu ve doktorun sizin ilacınızı değiştirerek yanlış ilacı verdiğini düşünün. Kullandığınız her gün sizi daha da kötüleştirir. Fakat siz iyi olmayı bekler ve içmeye devam edersiniz. Bu ne kadar sürebilir. En sonunda vücudunuz bir tepki vermeye kemiklerinize tekmeler atmaya başlar. Geç olsa da o ilacın aslında sizi tedavi etmeyeceğini öğrenirsiniz. Bir ilaç değil bin ilaç değiştirin. Daha etkili, daha ağır, belki de yan etkisi yok denecek kadar az ilaçlar kullanın. Ama vücudunuzun tedaviye yanıt vereceği ilaç bir tanedir. Belki sarsar, sersemletir sizi. Bir yeri düzeltirken başka şeylerde bocalamanızı sağlar. Ama eğer iyileşmek istiyorsanız gereken şey sadece bir tanedir.

İçimde koca bir boşluk var. Birikmiş, bir balon gibi şiştikçe şişmiş. Patladı patlayacak halde, yer kaplamış hacimce. Bir hissizlik, ucubecilik, yorgunluk ve bıkkıntı…

Aynı o ilaç gibi, o boşluğu dolduracak tek bir şey olacaktır. İsterseniz bunu bir diğer galakside arayın, isterseniz burnununuz dibinde.

Gözünüzü kapattığınızda olmak istediğiniz, nefesinizi hissedebileceğiniz yer neresi göreceksiniz. Mutlu değil özgür olduğunuz yerde kendinizi bulacaksınız. Çünkü özgürlük mutluluğun denizdeki sandalıdır. Rüzgarsa ona yön vermek için köşe bucak sarar sandalını.

Şimdi iki yol var önümde. Birisi o boş arayışla kendi yolumu zorlaya zorlaya değiştirmek, bir diğeri ise sandal olup rüzgarın yönünden ilerlemek.

Şimdi yolumu çizmek için ilerleyeceksem

Gönüldeki yarayı kapatmışım ve ruhumu fabrika ayarlarına döndürmüşüm demektir.

Çünkü bilirim ben kalpte kalanın anısı, sadece 7’den 15 fazlasıdır. Ne matematikte ne de edebiyatta bu konu tartışmaya kapalıdır.

ÇÜNKÜ BİLİRİM BEN

KALPTE KALANIN ANISI

SADECE

7’DEN 15 FAZLADIR!