Kalabalıklar İçinde Yalnızım Ben

0
155

Saat sabahın beşi ve ben hala uyumadım.. Çünkü uyku denilen arkadaş,onunla beraber çekip gitmişti benden…Biliyorum,ikisi de gelmeyecek ama ben,ekmeği umut olan o fakirlerden biriyim. Bekliyorum…Şafağın maviliği sokağın rengini değiştirirken,balkondan camiye giden amcalar ile göz göze geliyorum,hepsi beni çok severler ben de onları çok severim. Bazen ofisten dönünce kahvenin önünden geçerken beni çağırırlar yanlarına oturur iki çay içer,sohbet ederiz. Bana başları ile selam veriyorlar,ben de usulca başımı öne eğerek selamlarını alıyor,derin bir eyvallah çekiyorum….Uzun zamandır her şeye sadece eyvallah çekiyorum zira bir kişinin gidişi gibi gözüken bu terk ediliş özünde büyük bir hırsızlık olayıydı. Bana getirdiği huzur ve mutluluktan ziyade benim kendimde olan inancı,sevgiyi,umudu ve ona ait olamayan,üzerinde zerre kadar hakkı bulunmayan ne varsa hepsini alıp gitti benden… Şu zamana kadar tek derdimin babam olduğunu sanırdım ama bir sabah uyandığımda yanımda bulduğum veda mektubu ile dert listeme bir yenisinin daha eklendiğini fark ettim.

Karşısı çocuk parkı,bir kaç ladin ağacı ve ufak bir gölet olan balkonumda oturmuş sokağı seyrediyorum… Bir elimde sigaram diğer elimde onun fotoğrafı bir de önümdeki masada ondan kalan sardunya ve kül tablası… Çiçeklere su vermeyi unutmuş olmalıyım ki aynı küllükteki izmaritler gibi büzüşük bir hale gelmişler… İnan nasıl bir yaşantı içindeyim hiç bilmiyorum. Ben ne zamandan beri bu kadar sorumsuz bir insan oldum onu bile hiç bilmiyorum. Sigara içmeme çok kızardı hanımefendi. Her sigara yakışında gözlerini devirip bana bir bakış atar ve derin bir nefes çekerek ”içme artık şu zıkkımı. Üstün başın leş gibi kokuyor” derdi. Ben de hiç cevap vermeden sigarayı söndürüp o bebek yanaklarından öperdim. Haklıydı bana kızmakta çünkü üstüme ve ciğerlerime sinen o güzel kokusu varken ben sigara içiyordum. İçime çekerken burnumu sızlatan o muhteşem kokusu evin dört bir yanına sinmişti. Odasının kapısını halen açmadım,sırf kokusu kaybolup gitmesin diye. Herkes o bir daha geri dönmez diyor ama ben inanıyorum ki geri gelecek,geri gelecek çünkü bende ona ait bir şey var. Resimlerimiz hala duvarda asılı duruyor. Baktıkça gözlerim doluyor,içimde ince bir burukluk oluyor. Ama olsun ben ondan gelecek her şeye razıyım.

Kapının zili ısrarla çalmaya başladı. Ev sahibidir diyerek hiç acele etmeden sigaramdan son bir duman daha aldıktan sonra usulca kapıya doğru ilerlemeye başladım. Ben kapıya doğru gittikçe zilin şiddeti daha da artmaya başladı ve bu durum benim canımı sıkmaya başlamıştı. En son dayanamayıp kapıya yaklaşınca ” Patlama be” diye bağırdım… Buna rağmen aynı şekil basmaya devam edince dayanamadım ve büyük bir öfke ile kapıyı açtım ve karşımda gördüğüm yüz tüm hikayenin başa dönmesine sebep olmuştu.

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.