Kalabalık ruhun sessiz çığlığı

0
504

Günün telaşı öylesine alıkoyar ki bazen kendini unutursun. Çocuğun da varsa tamam, kendine vakit ayırman oldukça zor hale gelir. Bir nevi görev insanı olursunuz gitgide…  Alışveriş, yemek, çamaşır günlük ev işlerini de kendiniz yapıyorsanız bir çıkmaz sokağın içinde debelenip durursunuz… Ve işler asla bitmez… Televizyonda internette çeşitli  ‘influencer ların (etkileyici, yönlendirici kadınların) verdiği akıllar sizde bir türlü tutmaz… Olsun çocuk büyüyünce yaparım, gezerim dersiniz ve çekilirsiniz bir kenara, hayatı seyredersiniz…

İçsel sorgulamalar tüm hızıyla devam eder, yıpranma süreci başlamıştır. Ruhen deformasyon geçirirsiniz sessizce ve üstelik kimsecikler bunu fark etmez. Ne de olsa yapmanız gerekenleri yapıyorsunuzdur ve her şey yolundadır… İşte bu noktada başlar kadınların yalnızlığı, eşlerinize  ‘sen beni anlamıyorsun ’dediğiniz yere çoktan gelmişsinizdir. Tam da bu noktada kendinizle ve çevrenizle barışma vakti gelmiştir, çünkü günlük işlerinizi planlayıp kendinize vakit ayırmanız hayati önem taşımaktadır. Mesela mutlaka size ait 30 dakikanız olmalı ve sevdiğiniz bir şey yapmalısınız, müzik dinlemek, kahve içmek, sanatla uğraşmak… Bunu yapmak huzur sağlayacaktır, kendinizin farkına varmayı ve kendinize değer vermeyi öğrenirseniz, çevrenizde de işler yoluna girecektir.

Kadın olarak bizler en çok saygıyı hak eden varlıklarız, kendimizden bir çok taviz vererek yürüttüğümüz evliliklerimiz, iş hayatından vazgeçip büyüttüğümüz çocuklarımız, evlerimizi yuva yapmamız daha saymadığım birçok kıymetli vazifelerin üstesinden gelmemizle kendi değerimizin farkında olmamız gerekiyor. Şimdi bu yazıyı okuyan tüm anneleri derin nefes almaya, aynaya bakmaya ve güzel bir kahve içmeye davet ediyorum, kalın sağlıcakla.

 

Kalabalık ruhun sessiz çığlığı


Bu makaleyi 1 dakikada okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.