İSTANBUL’A AİT OLMAK

0
1032

Eskişehir’de yaşayamam ben artık. Eskişehir, geçmişime saplı kalmış, benden soğumuş ve hissiz bir kadından farksız benim için. Eskişehir, fazla tekdüze geliyor bana artık. Anlıyor musun? İstanbul bir sürü kitap okuyan bir kadın, İstanbul’un ruhu var mesela, neşeli ve çılgın ruhlu bir kadın İstanbul; ve Eskişehir bunun yanında fazlasıyla tekdüze kalmış bir bayan sadece. Eskişehir, hoş biri, bir şeyler yapabilirsin, dışarı çıkıp güzel bir akşam geçirebilirsin Eskişehir gibi bir kadınla ama sessizliğin tadını çıkaramazsın İstanbul’la çıkardığın gibi. İstanbul’un dudakları kuru olmaz hiçbir zaman mesela, öpüşmekten haz almasını iyi bilir ama Eskişehir serindir, kuru dudakları vardır ve istemez de öyle çok öpüşmek, romantik değildir pek; kitap okumadığından fazla herhalde. Oysa İstanbul, her gün onlarca kitap bitiriyor ve kişiliğine kişilik katıyor. İstanbul gibi bir kadının içinde sonsuz karakter vardır ve hepsi birbirinden güzeldir; Eskişehir ise, ara sıra okur, tatlıdır sohbeti ama içinde fazla çılgınlık aramazsın; oturup çay içersin Eskişehir’le ve belki biraz yıldızları seyredersin, seni sevdiğini bilirsin ama çok kolay sıkılırsın. Şimdi sen İstanbul’un elinden tutuyorsun, sana bakıp gülümsüyor o ay beyazı dişleriyle, vapura biniyorsun ve o sarhoş edici saçları rüzgârda öyle güzel dalgalanıyor ki heyecandan bayılıp denize düşecekmiş gibi oluyorsun, martıların çığlıkları seni kendine getiriyor ve sen İstanbul’dan sıkıldığını sanırken, bir başka sokakta buluyorsun kendini, bir başka adada yahut bir başka mekânda. Eski sevgilin olan Eskişehir’i ara sıra yoklamıyor değilsin, ziyaret ediyorsun ve işte o zaman anlıyorsun, ne denli şanslı olduğunu; Eskişehir öylesine soğuk, öylesine terk edilmiş bir ruha sahip ki, hayatının anlamı olan İstanbul’a çılgınca bir özlem duyuyorsun ve geri gelir gelmez sarılıyorsun sevdiğin o kadına: İstanbul’a. Kitapların içindeki karakterlerin bir bir canlandığı o bedene ait için can atıyorsun; Kadıköy’den Eminönü’ne gidiyorsun ve rüya olup olmadığına emin değilsin, yolculuk seni sarsıyor, derin bir nefes alıyorsun ve gece şanslıysam, diyorsun, şanslıysam sahip olabilirim İstanbul’un bedenine: Ve şans yüzüne gülümsüyor, hücrelerin canlanıyor, vücudun alevleniyor, korkuların eriyor ve ruhun bütünleşiyor; İstanbul’un bedenine sarılıp uyuyakalıyorsun. Anlıyorsun değil mi? Anlıyorsun ki, ruhunun bütün parçasını ait edebileceğin yerler vardır, bir kadın vardır ait olduğunu bildiğin; işte İstanbul bu kadın benim için. Ruhumdaki bütün renklerin, siyah beyazdan arınıp gökkuşağına kuşandığı şehir İstanbul. Ve o siyah beyazlığı içimde yaşatsam da hâlâ, korkusuzca sarılabiliyorum buranın her bir sokağına. Umut dolu bir şekilde yürüyor, sevgili İstanbul’un bana hediyesi olan, insanların o gülümsemelerini içime çekiyorum, nefesimi bırakıyor ve kendime geliyorum.

İSTANBUL'A AİT OLMAK


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.