INVICTUS

0
39
invictus
Öne çıkan görsel

Bir film bize ne kadar çok şey katabilir? “Bir kitap okudum tüm hayatım değişti” diyen Orhan Pamuk ne derece haklıdır? Sanırım o doğru kitabı veya filmi izlemedikçe bu soruları ya hep eksik ya da yanlış cevaplayacağız. Zira herkesin hayatının dönümü farklı bir noktada başlar. Invictus hayatınızı değiştirecek bir film diyebileceğim kadar iddalı değil ama isteyene gayet de güzel mesajlar verebilecek bir film.

Clint Eastwood’un yönetmen koltuğunda oturduğu 2009 yılı yayınlanan bir biyografi filmidir Invictus. Morgan Freeman (Nelson Mandela) ve Matt Damon’ın (François Pienaar) başrollerinde oynadığı bu eser sayesinde Freeman, en iyi erkek oyuncu Oscar’ını almıştır.
30 yıl boyunca hayatını hapishanede geçiren Mandela, maziye takılmadan geleceğe bakmak gerektiğini düşünen bir liderdir. Güney Afrika’da geçen bu filmde Mandela, seçimi kazandıktan sonra onun gelişi ile yeşeren umut ve büyüyen kaygıların farkındadır. Ülkesinde farklı ırkların bir arada bulunmasından ötürü oluşan ayrımı sporun birleştirici gücü ile aşıp, ulusunu bir araya getirmeye çalışır.

Genel olarak beğendim. Bazı sahnelerde olan fazla iyimserlik misal birbirlerini öldürecek gibi duran korumaların rugby (Amerikan futbolu) oynarken birden çok samimi olmalarına anlam veremedim. (Hadi ama bir bana mı yapmacık geldi). Hele şu Yeni Zelanda Haka Dansı bilmiyorum bir tek bana mı tuhaf geliyor? Cedi Osman’ın bu dansa verdiği tepki ile izledim o sahneyi. (Bu arada selam Cedi)

INVICTUS
Cedi’nin Haka dansı karşı bakışı

İzlemek isteyenler için: https://youtu.be/ZSqdOw4xV7g

Yalan yok, Matt Damon iyi oyuncudur benim için, ama ‘Talented Mr. Ripley’ rolünden mi çıkamadın be adam! Galatasaray’a transfer olan Falcao muamelesi yapıyorlar sana. Hani koskoca milli takım kaptanı olmuşsun, insanlar sizi görünce peşinizden koşuyor ve hala çekingen bir tavırlar.

INVICTUS
UMD-03476rCMATT DAMON (center) as Francois Pienaar in Warner Bros. Picturesu and Spyglass Entertainments drama 0Invictus,i a Warner Bros. Pictures release.

İşin şakası bir yana, ırkçılık bu filmde en rahatsız olduğum kavram oldu. Atalarımızın “dağdan gelip bağdakini kovmak” sözü bu durumu çok iyi açıklıyor. Zira ülkeye gelen beyazların yerel halkı ‘yeni ülkelerinde’ istememesi ayrı bir ironi. “Siz kalın biz zaten gidiyorduk” falan mı bekliyorlardı acaba?

Şimdi diyeceksiniz ki “hep olumsuz yorumlar yapmışsın hani beğenmiştin?” Beğendim tabi, Mandela’nın konuşma sahnelerini harikaydı “…Korkusuzum ben. Fark etmez kapı ne kadar dar olsa da, defterimde ne kadar ceza olsa da kendi kaderimin efendisiyim, kendi ruhumun kaptanıyım.” Bir tek bu da değil, hiç bilmediğim bir spor türünü zevkle izledim. Ayrıca o uçağın stadyumun üstünden geçerken üzerinde bulunan “good luck Bokke” yazısı hoş bir ayrıntıydı. Bazı kısımların gereksiz uzun bulmama rağmen konuyu güzel bağlayıp bitirmişler.

Bir film izlediğim zaman sadece filmi izleyip bırakamıyorum maalesef, film hakkındaki yorumları da tek tek okuyorum. İnsanlar genel olarak filmin imbd puanını düşük bulduklarını ve bunun sebebini de filmin yanlış kategoride sunulmasına bağlıyor olduklarını gördüm. Yiğidi öldürün ama hakkını yemeyin; izleyin, izlettirin 🙂

INVICTUS


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.