İnsan, en gözde konumdayken bir yanlış anlaşılma yüzünden en dibe çökebilir. Yine de merak ya da her neyse buna sebep veren, o bazen mucizeleri de doğurur. Umutlarsa tam aksine zamanla kaybolup yitmeye de sebep olabilir. Bana kalırsa insan duygularına kapılıp gitmeli. Ruhun yorgunluğuna bir çare bulmak kadar soyutlanmış ve hapsolmuş mutlulukları ortaya çıkarmak da gerekir en nihayetinde. 

Bir çocuğun keşif hayali kadar masum olmalı gözler.  Yürekte belirlenir gökyüzündeki uçan balonların sevinci. Islak kaldırımların ıssız çukurlarındaki papatyalar kadar da unutulur bazen insan.  Fakat yine de duyguların senfonisi sanatın yüzünü çıkarır ortaya. Her defasında aşkı anlatır tüm bunlar usulca. 

Aslında her dezavantaj hayatın farklı noktaları için bir avantaj olabilir. Ve eğer bunlar korkuya dönüşürse yaşamı sevdiğini hatırlatır insana. Böylece her şey bir gün insanın karşısına çıkmak için toplanır bir kenarda. Bir evi harabeleştiren şey o evin içinden çıkıp gitmektir. Bir hayatı harabeleştirense sevilen insanların artık yanında olmamasıdır. Bu nedenle ruh yaşlanır ve insanı giderek yorgunlaşmış inatçı bir sarmaşığa döndürür. İnsan da onun gibi sarar her yeri yalnızlığın yorgun inatçılığıyla. Tüm bunların getirdiği bir kural da değişimlere kolayca alışamamaktır. Bu alışılmaz durumlar; anıları ve kalbi, firarî olan duygulara sattırmaz.

İnsan keşfedilmek zorunda! En başta da belirttiğim gibi insanın bir hatası en dibe vurup yosunlu duvarların soğuk yüzüne tutunmasına neden olabilir ya da o duvarlara benzemesine neden olabilir. Tarihin tozlu sayfalarına bakıldığında elbet içinde bulunulan bu durumdan kurtulmak iççin eski bir fikir orada bir yerde bekliyor olacaktır.

Binlerce balon fışkıracak kalpten! Evet, bir çocuğun uçan balon sevinci bu. Tüm yalnızlığıyla insan, acıları ve sıkılganlıkları ayaklarının altına alarak kaçmalı oradan. Kalbin yolu insana kendi çeperini genişletmesi için bir önderdir. Yola çıkan sevinçler bulunacak ileride bekleyen. Bir kapı sesi gelse uzaklardan, kulak kesilirken her yere içindeki aksi ihtiyar yalnızlık yumuşayacak kaybolmuş sevginin ellerinde. Kara bulut gibi çöken yoldaki engellerle çarpışacak olacaksa da insan, önünde sonunda güneşli günler açacak yüzünde ve hayalleri elbet ulaşacak mutluluk şelalelerine.