HEDİYE PAKETİ (BÖLÜM 2)

0
574

Odaya girdiğinde, camın hemen önünde duran ikili koltuğa yerleşmeden önce kuvvetle hakim olan karanlığı bölmek isteyerek kahverengi perdeleri iki yana doğru itti. Geceleyin başlayan kar, sabah olana dek azimle her yeri beyaza boyamıştı. Pencerede gördüğü manzara oldukça memnun kıldı Rengiz’i. Kışı, (özellikle de karlı günleri) severdi. Çirkinlikleri, gereksiz kalabalığı ve tahammül edilmesi güç büyük gürültüleri örten kocaman bembeyaz bir çarşaf gibiydi kar onun için. İnsanları, arabaları koşuşturmaları, neredeyse her şeyi yavaşlıyordu.

pervazının arasından gelen soğuğa aldırış etmeden bu dinginliği izlemek istedi. Ellerini göğsünde kavuşturduğu sırada, kapıya ard arda atılan yumrukların sesiyle irkildi. Kapının arkasındaki her kimse amacı kapıyı kırmaktan başka bir şey kesinlikle olamazdı. Geçen her saniye kapıda yükselen seslerinin şiddetini arttırdı. Şaşkınlığa uğramıştı, pek çok hissi aynı anda hissediyordu. Kesinlikle korkuyordu bir kere, sonra bu saatte kapısını kimin yumrukladığı büyük bir merak uyandırmıştı onda. Katlanılması en güç olan da; çaresizlik hissiydi sanırım. İçi boş bir cesaretle kapıyı açıp, ardındakine bu kabalık için hiddetle söylenmeyi istedi. Elbette bu fikrin mantıksızlığını kavraması fazla zaman almadı. Birini aramalı ve yardım istemeliydi belki de, polisi ya da Engin’i? Kendine sessiz adımlarla ilerleyeceğine söz vererek televizyonun hemen yanında duran telefona doğru yürümeye başladı. Hem adımlarını hem de nefesini kontrol altında tutmaya çabalıyordu. Elleri, ayakları ve alnı ter içindeydi. Kendini sakinleştirmesi artık oldukça güçleşti. olduğunu veya neden onunla uğraştığını bilmeden az sonra ensesinde belirecek olan bir beladan umarsızca kurtulmak için uğraşıyordu. Telefonun ahizesini elinde tuttuğunda Rengiz hemen bir numarayı çevirmedi, ahizeyi kulağına yaklaştırdı ve tetikte bir şekilde kapıyı dinledi. Bir süredir artık kapıya yumruk ya da tekme atılmıyordu sanki. Nereyse bir iki dakika öylece bekledi. Herhangi bir ses duyduğunda hemen Engin’i arayacaktı. 8-10 dakika telefon elinde bekledi herhangi bir ses, homurtu ya da kapıya atılan bir tekme duymamıştı. Artık gitmiş olabileceğini düşündü. Yine de emin olamazdı, ses çıkartmamaya dikkat ederek kapının dürbününden kontrol etmeliydi. Adamın hala orada olabileceğinden yoğun bir şüphe duyuyor olsa da artık biraz daha sakin göründüğü söylenebilirdi. Kapıya ulaştığında ise tüm kontrolünü yeniden kaybetmişti. Soluması hızlanmış, alnı yine ter içinde kalmıştı. Ellerini yavaşça kapının iki yanına dayayıp, dürbüne doğru yaklaştı. Kapının arkasındakini görmek için sol gözünü kısarken artık tam anlamıyla titriyordu. Sağ gözüyle bir anda görünen her yere göz geçirdi. Burada görünmüyordu. Baktığında kapıyı kırmak üzere olan her kimse onu görmemek Rengiz’i şimdilik rahatlattı. Ellerini kapıdan çekti. Derin bir nefes alıp biraz sakinleşmeyi hak etmişti, ama elbette bu kadarla yetinmeyecekti. Kenarda bir yerde saklanmış olması dikkate alınamayacak kadar küçük bir ihtimal değildi. İlkine göre daha sakince tekrar kapının dürbününe yasladı gözlerini. Şükürler olsun ki hala birileri yok gibiydi. Birileri yoktu ama bir şey vardı; bir kutu. Oldukça büyük denilebilecek, üzerine siyah kurdele geçirilmiş beyaz bir hediye kutusuydu. Ne yani, kapıya atılan tekmeler, yumruklar; sadece hediye armağan etmek için miydi? Rengiz çileden çıkmıştı, tüm bu olanlar ne kadar da saçma görünüyordu. Korkusunu ve tereddüdünü çoktan bir kenara bırakmıştı, hatta sinirli olduğunu söylemek bile zor sayılmazdı.

Artık kapının ardında ona zarar verebilecek herhangi birisinin olma ihtimali onu pek fazla ürkütmemeye başladı, zaten görünürde de biri yoktu. Kutuda ne olabileceği onda epey merak uyandırdı. Hiç bu kadar sertçe hediye takdim edilen bir hediye almamıştı. Kapının kilidini açtıktan sonra dürbünden bir kez daha kontrol etmekte fayda gördü. Ardından kapının sürgüsünü de açıp kapıyı araladı. Yine ufak bir kontrolden sonra bakışlarını kutuya çevirdi. Üzerinde bir kargo firmasının etiketi, herhangi bir isim, telefon ya da adına yazılmış bir not yoktu. Paketi açmadan tahmin yürütmenin çok de manası yoktu. İçindekine hemen burada bakmak istemedi Rengiz. Henüz karşısına kimse çıkmış olmasa da yine de kendisini pek de güvende hissettiği söylenemezdi. Kutuyu içeri almak için kapıyı sonuna kadar araladı. Biraz eğilip bir eliyle kutunun kenarından diğer eliyle de siyah kurdelesinden kavradı. İçeri doğru sürümek için ilk hamlesini yaptı. Fakat onu değil salona taşımak, kutuyu bulunduğu yerden birkaç santim bile ilerletmek mümkün bile değildi. Zaten Rengiz’in neredeyse tüm gücü ilk teşebbüsünde son bulmuştu. Ellerini kutudan çekti. Artık gerçekten içinde ne olduğunu delice merak ediyordu. İçeri taşıyamayacağına göre merakını burada gidermekten başka şansı yok gibiydi. Kutunun üzerine bağlanmış siyah kurdeleyi açmak için eğilip kısa ucuna uzandı. Bu; ne anlama geldiğini bir türlü anlayamadığı saçma paketi açmak üzere ilk hamlesini yapmak üzere olduğu sırada, çıplak olan ayaklarında hissettiği ıslaklık onu böldü. Yukarıda oturanların sabah çöpü çıkartırken etrafa damlatmış olabileceğini düşündü. “Ahmaklar” diye homurdandı. Sinirle suratını ekşiterek baktı, parmaklarının arasından tüm ayağına bulaşmış olan kanı gördü. Biraz evvel kutuyu içeri taşımak için çekiştirdiği yerden ayaklarına doğru süzülmeye devam ediyordu. Dehşete düşmüştü, paketin içerisindeki şeye karşı olan tüm merakı gördüğü şey karşısında zihnini çoktan terk etmişti. Henüz aklını kaçırmadıysa ve düşünebilme kabiliyetini hala barındırmaya devam edebiliyorsa aklından geçen tek şey bu iğrenç şeyden kendisini kurtarabilmekti. Eve girip girmemekte tereddüt yaşadı. Köşesinden kan sızan bir kutu kapısının hemen önünde bulunuyorken nasıl sakinleşebilirdi ki? Sokağa çıkmaya karar verdi. -15 derece ve kar belki onun kendisine gelebilmesini biraz da olsa mümkün kılabilirdi. Öylece kaçtı evinden. Kapısını kapatmadan, üzerine bir şeyler almadan, ayakkabısını bile giymeden… Uzaklaşırken attığı her adım git gide silikleşen kanlı ayak izleri bıraktı ardında…

 

DEVAM EDECEK.

HEDİYE PAKETİ (BÖLÜM 2)


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.