Hedeflerin seni geride mi bırakıyor?

0
613

Bir şey belli bir süre boyunca ilginizi çekebiliyorsa, biraz enerji ayırmaya değer.

Gelecek hakkında düşünürken, bir tür oryantasyon gereklidir. Bu oryantasyon olmadan, tamamen şans ve rastlantı üzerine şekilleniriz. Eylemlerimizin yaşamımıza göre şekillenmesi için, genellikle belirlemeye başvururuz. İleriye bakarız, gelecekte bizi neyin mutlu edeceğini tahmin eder ve sonra onu belirli kategoriler altında sınırlandırmaya başlarız. Hayatımızın bu kadar erken dönemlerinde belirlemeye başlamamız çevremizdeki dünyaya ayak uydurabilmek için yaptığımız bir davranıştır.

Kişisel hedefleri kendi çerçevemiz altında (veya çerçevesiz) belirliyor olsak da, hedeflerimiz genellikle somut olma eğilimindedir. Örneğin, belki 30 yaşında evlenmek, 40 yaşında bir yönetici pozisyonunda olmak ve 50 yaşında emekli olmak istersiniz. Fakat aynı zamanda amacına bağlı olarak, beklentileriniz dışında ortaya çıkan problemler de olabilir.

İlk olarak, herkes için öngörülemeyen bir geleceği tahmin etmeye ve şekillendirmeye çalışıyoruz. Yarın veya ilerleyen zamanlarda isteyeceğimiz şeyin şu anda istediklerimizle aynı olacağını kim söyleyebilir? Ya da şu anda istediğin şey seni uzun vadede tatmin edip yola yönlendirmiyorsa ve aslında yoldan gidiyorsan? Yaşam değişir, biz değişiriz ve bunların hiçbirini görmezden gelemeyiz.

İkincisi, gelecek için kesin bir hedef belirlemek yorucu bir düşünme şekli ve başkalarını memnun etmek gibi sonuçlar doğurur. Bununla beraber kendimizi sorgulamamıza ve ne istediğimizi düşünmemize izin vermez. , memnuniyet ve beklentilerimizi tekil bir şeye bağlamak enkaz yaratır. Çünkü dış etkenlere dayalı düşünme şeklimizle, başkaları bizi onaylamadığı sürece çabalarımızın boşuna olduğu ve başarıyı elde edemediğimize dair inançlarımız vardır. Hayatta unutmamamız gereken bir şey var ki odaklandığımız şey kadar diğer şeyler de bize getirebilir. Yaşamımızdaki nihai ödülün amacımız değil amaca ulaşırken ki sürecimiz olduğunu kavrayabilirsek hayatta ki asıl hedefimizin bir şeye ulaşmak değil de o sürecin farkına varmak olduğunu öğrenebiliriz.

Eğer tek amacın hedeflerine ulaşmak olursa ne olur?

Sadece hedeflere sahip olacak şekilde yaşamak günden güne insanların kendisine karşı dürüst olmasını engeller. Bu durum bireyler üzerinde bir gerginlik yaratır: Bir yandan, bu tür amaçlara ihtiyacımız vardır ve geleceğe gereken ilgiyi vermek, yapılacak doğru şeydir. Öte yandan, bu hedeflerimizi oluşturma ve çoğu zaman yaptığımız gibi hedeflerimiz için yapacağımız eylemlere tapmak, ters etki yaratabilir. Bence size gelen ve ilginizi çeken şeyin arayışında bulunmak, hedef belirleme konusundaki çıkmazı çözüyor. İlgini çekeni kovalamayı öğrendiğin zaman şans ve rastlantı kargaşasında umutsuzca kaybolmadan, geleceğin belirsizliğine karşı kendine kendin için dürüst bir seçebilirsin. Yaşamımız boyunca hepimiz bir şeyler görür, bir şeyler öğrenir ve bir şeyler yaşarız. Dünya hakkında etkileyici bulduklarımız karşısında kendi doğamıza uygun derin bir sezgi geliştiririz. Bir ilginçliğin peşinden koşmanın en iyi yanı, belirli hedeflerden daha kısa bir geri bildirim döngüsüne sahip olmasıdır. İlginç olduğu sürece bir şeyler yapmaya devam edersiniz, ancak ilginçlik dürtünüz ile alakalı yanılırsanız, çok fazla çaba harcamadan devam edebilirsiniz ya da etmeyebilirsiniz.

Doğal olarak, her şey ya da herkes her zaman değildir. Ancak, genel olarak konuşursak, eğer bir şey belirli bir süre boyunca ilginizi çekebiliyorsa, enerjimizi ilgimizi çeken şeye adamaya değer olduğunu düşünüyorum. Bir şeyin ilginç olması yaşamdaki genel amacımıza bir akışkanlık sağlar ve yeni bilgilere uyum sağlamamıza olanak tanır. Bu, dikkatimizi süreçten çeken bir şey olmaktan ziyade, hedefle süreci daha iyi birleştirir. Her şeyden önce, ilginçliğin peşinde koşan insan deneyimi hakkındaki basit bir gerçek: Yaşamdaki en iyi şeyler yaşamın akışıyla beraber yürüttüğümüz yan eylemler ve ürünlerdir. Hayal ettiğiniz mükemmellik için çaba harcadığınız zaman değil.

Hayatımız da dikkatimiz geleceğimiz üzerindedir ve kendimizi yönlendirirken çabalarımız geleceğe yöneliktir. Bu durumun en belirgin örneklerinden biri de kendimize koyduğumuz hedeflerimizdir. Hedeflerimiz belirsiz olanı somutlaştırır. Buradaki problem şu ki, bu yönelimi sağlarken kendi içimizdeki değeri göz ardı edip yanlışa yönelebiliyoruz. Bu tuzaktan kurtulmanın en iyi yolu, ilginç olanı takip etmektir. Bu, süreci ve hedefi aynı yapar. Kendimizi sahte bir kesinlikle sınırlandırmadan, peşinden gitmeye değer olan şey hakkındaki düşüncemizi sürekli olarak yenilememize olanak tanır. İlginçlik kavramı bireyin hayatının bilmecesine cevap verir. Bize bir sonraki sayfayı çevirmek ve cevabı bulmamız için olanak sağlar.

Hedefler, ne istediğimizi zaten bildiğimizi varsayıyor ama ilginçlik daha mütevazı. Yavaş yavaş bir yerden başka bir yere eserek deneyimlerle bizi oluşturuyor. İleriye bakıp ve geleceği hayal etmek hepimiz için kaçınılmazdır. Ancak şu anda kendi etrafımızda dolaşmak bizi gerçek hedefimize götürecektir.

Hedeflerin seni geride mi bırakıyor?


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.