Hayal Meyal

0
81

Uğruna şiirler yazılan insanlar bilselerdi kendilerini, ne değişirdi? Mesela sen olmasan bu yazı olmazdı, bu seni alakadar eder mi? Kendileri için yazılanları önemseyecek biri yaşamıyor artık ama bilseydi Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı gitmezdi. Ben sana başka bir ad takmıyorum, kendimden bile gizliyorum, sen de bilme... Bu yazıyı on dokuz yaşımda dinlediğim şarkılar ile yazıyorum, on yedi yaşımda çok yaşlı hissediyordum, yirmi üç yaşımda ise sadece yirmi üç yaşımdayım. İkilemeler arasında en çok hayal meyali seviyorum. Gerçek kişi ve kurumlara hiç ilgi duymuyorum ve bir hayali yaşama ihtimali ile hayatı katlanılabilir kılıyorum. Ne ciddi bir konu olsa hemen gerçeklikten sapıyorum. Artık bu şehirdeki şeye ilgi duymuyorum, canım çok sevdiğim barın sokağından bile geçmek istemiyor. Bütün bir hayat akıp giderken, ben sadece öylece oturup seni seviyormuşum gibi hissediyorum. Her gece sen diye tutturuyorum, sensiz ama senli şaraplar içip sarhoş oluyorum. Üzerimde hem bir şehirden hem de bir insandan umudu kesmiş olmanın biraz rahatsız edici rahatlığı var. Artık salondaki masanın canını da biraz sıktığımı düşünüyorum, acaba kalkıp gider mi? Ayakları olan her şeyin gitmeye meyili varmış gibi geliyor bana. Sanki kalmak gidecek başka bir yerinin olmamasıyla ilgiliymiş, gidecek bir yeri olan herkes mutlaka gidermiş ve geri gelenler de gittikleri yerde mutsuz olanlarmış. Gelip giden her şeyin ardından, tüm yaşananların ağırlığını omuzlarımda taşıdığım günün sonunda, geldiğim evin salonunda seni görmek istiyorumBu gece de herkesten kaçıp sende uzaklaşmak istiyorum, sadece istediğim ve yine yapamadığım için bunları yazıyorum. Dursun istediğim tüm anlara ve hayallerimi için geç kalmaktan çok korkmama rağmen yine de iyi ki geçiyor zaman. Güneşin doğmadığı bir günü henüz görmedim ama ya acıyı iliklerime kadar hissettiğim bir gecede dursaydı zaman ve hiç olmasaydı? Mesela yağmur da çok doğal bir hava olayı ve hiçbir zaman biri gitti diye yağmaz ama ya yağmuru birinin ardından yağıyor sandığım o en kasvetli anda dursaydı? Koca bir ömrü onunla geçirmek istemediğim biriyle kahvaltı yaparken donup kalsaydı? Hiç sorulmasını istemediğim sorular karşısında cevap vermem gerektiğinde, herkesin üstüme doğru geldiği o ters yolda kime yetişeceğimi ya da nereye varacağımı bilmediğim o anda? Felaketim olurdu… Kafka pek çok şeyin bambaşka olmasını istiyordu, ben birazıyla da yetinebilirdim ve ben de mutlu bir dolap olmak isterdim. Senin odanda duran, sen sandalyende otururken ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap… 

Hayal Meyal

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.