Harabe

0
21

Onlarca insana, yüzlerce söze göğüs geriyorsun fakat çökmüşsün içindeki iki çift söze.
Yalnız değilsin ama hapsediyorsun kendini zihnindeki sese.
Günler,aylar,yıllar geçiyor. Geçti de hatta. Büyüyorsun. Ellerin büyüyor, sesin değişiyor.Bir şeyler değişiyor.Belki de bazı şeyleri sen zorluyorsun değişmesi için. Ama biliyorsun içinde bir yerlerde o küçük, iyi sen hep var. Aslında duvarlar örüyorsun kendine daha az yara alırım saklanırsam diye düşünüyorsun fakat bahsettiğim gibi, ne kadar saklarsan sakla, ne kadar çevrelersen çevrele etrafını sen oradasın. Biri geliyor, bir his geliyor yıkıyorsun o duvarı.
Etraf toz bulutu…
Koskoca enkazın altındasın şimdi. Kalkacaksın fakat üzerinde molozlar…
Gözlerini açıyorsun kamaşarak, incecik bir aradan parlak bir ışık vuruyor yüzüne. “Umut” diyorlar adına.
Çırpınıyorsun, üzerindeki tozu silkeliyorsun şöyle bir sarsılıp kendine geliyorsun.
Dışarıda bir koşuşturmaca var. Herkes bir yerlere yetişmenin peşinde. Evine, işine, eşine…
Dönüp arkana bakıyorsun, harabe.
İşte çıktın içinden! İşte yine kurtuldun!
Ama geç kaldın…
Biliyordun en başından. Tüm bunları yaşayacağını biliyordun. Vakit kaybı mı dersin buna, bir ders daha mı?
Evet duvarlar ördün, hapsettin kendini. Sonra bu duvarın yıkılmasına yine sen sebep oldun.
Peki şimdi ne yapacaksın?
Yeni duvarlarla aynı hatayı tekrar mı, yoksa içindeki iyi ve küçük çocukla yola devam mı?

19:03
İzmir/Ödemiş

Harabe


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.